Bebek Kucağa Ne Zaman Alınmalı? Ne Kadar Tutulmalı?

Bebeklerin Kucağa Alınma Zamanı

Her ebeveynin bebeğin kucağa alınma zamanını iyi bilmesi gerekir. Böyle bir zaman dilimi belirtilemez. Burada önemli olan bebeğin ihtiyacı olduğu an onu kucağa almaktır.

Bebek Kucağa Ne Zaman Alınmalı? Ne Kadar Tutulmalı?

Bebeklerin hemen hepsi kucakta olmayı severler. Zira bebekler dokuz ay süresince anne karnında güvenli bir ortamda bulunurlar. Doğum gerçekleştikten sonra bu ortam kaybedilir. Dolayısıyla bebek bu ortamın arayışına devam eder. İlk üç dört aylık süreçte bebek yeni ortama alışmakta zorluk çeker. Dolayısıyla bu süreç bebeğin ortama alışma sürecidir ve biraz zorlayıcıdır.

Bebekler için dış ortam gürültülü ve rahatsız edicidir. Dolayısıyla bebek bu süreçte annenin kucağında olmayı ister. Anne, kucağı onun için daha güvenilir bir yerdir ve dış ortamdan kaçmak anlamına gelir. Bu nedenle, bebekler kucakta rahatlarlar, sakinleşirler ve kendilerini daha mutlu hissederler.

Bebeklerin Kucağa Alınma Zamanı

Her ebeveynin bebeğin kucağa alınma zamanını iyi bilmesi gerekir. Böyle bir zaman dilimi belirtilemez. Burada önemli olan bebeğin ihtiyacı olduğu an onu kucağa almaktır. Elbette, kucakta tutma süresine de dikkat edilmelidir. Bebek günün yirmi dört saati kucakta tutulamaz. Bu ebeveynler için çok yorucu ve zor olur. Bunun için bir taşıyıcı ya da sling kullanılabilir. Bu hem bebeği hem de anneyi rahatlatır.

Bebeklerin Sürekli Kucakta Olmalarının Sakıncaları

Bebeği kucakta tutmanın tek olumsuzluğu yorgunluk değildir. Bu durum bebeğin gelişimi içinde sakıncalıdır. Bebeğin kaslarının ve motor gelişimi için aktivite yapması gerekir. Ancak; sürekli kucakta olduğunda bu mümkün olmaz. Bebeğin günü belli saatlerinde bebek matı üzerinde zaman geçirmesi onun gelişimi açısından gereklidir.

Tüm bu bilgiler ışığında belirtilmelidir ki; bebek ihtiyaç duydukça kucağa alınmalıdır. Ancak; bunun zamanının ayarlamak önemlidir. Bebek belli sürelerle kucağa alınıyorsa belli sürelerle de yatağında ya da matının üzerinde bırakılmalıdır.

Bebeği Kucak Alışkanlığından Vazgeçirmek

Bebeklerin kucak ihtiyaçları son derece doğal ve normaldir. Ancak; bazı bebekler çok uzun süreler kucağa alındıkları için kucağa alınmak bebeklerde alışkanlık haline dönüşebilir. Bu durumun gelişim için olumsuzlukları göz önüne alınarak bebeğin bu alışkanlığının törpülenmesi gerekir. Bunun için bazı adımlar atılabilir.

Bebeğin bu alışkanlıktan vazgeçirmek için zaman gereklidir. Bir günde olabilecek bir şey değildir. Dolayısıyla ebeveynler vazgeçirme sürecinde sabırlı olmalarıdır.

Bebeğin uykusu bölündüğünde annelerin ilk yaptıkları şey onları kucağına almaktır. Bundan vazgeçilmelidir. Bebek uykusu bölündüğünde bir süre sonra kendi kendine tekrar uykuya dalar. Ancak; bu durumda kucağa alındığında bebeğin tekrar uykuya dalması zorlaşır.

Aksine bebeğin uykusu açılabilir. Bunun yanı sıra; her uyku bölünmesinde anne bebeği kucağına alırsa bebek kendi kendine uyuma becerisini geliştiremez. Her defasında kucakta uyutulmayı ister. Bu nedenle; bebeğin uykusu bölündüğünde ağlamaya başlar. Bu sürede bebek sakinleştirmeli ve tekrar yatağına konulmalıdır. Belli bir süre sonra bebek kendi kendine uyumaya başlayacaktır.

Her bebeğin rahatladığı bir ses vardır. Bu bazen bir müzik olabilir bazen de bebek yataklarına asılan hareketli oyuncaklardır. Bunlar bebeğin ilgisini çeker ve uyumasına yardımcı olur.

Bebek ısrarla kucağa gelmek istiyor ve her defasında ağlıyorsa bebeğin yanında olunmalı ve ona dokunulmalıdır. Bu bebeğin güvende hissetmesini sağlar ve onu sakinleştirir. Ona temas ederek, hafif hareketlerle masaj yaparak sakinleşmesi sağlanmalıdır.

Zaman içinde kucak için ağlamak yerine kendi kendine uyumayı ve zaman geçirmeyi öğrenecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.