Doğum Sonrası Anne ve Meme Bakımı

Doğum sonrası bakımı neden önemlidir

Doğum sonrası bebeğin olduğu kadar annenin de özel bir sürecidir. Yeni bir yaşama adım atmış olan bebeğinize verdiğiniz özeni kendiniz içinde göstermelisiniz. Tepeden tırnağa kadar bakımınızı özenle yapmalı, hijyene dikkat etmelisiniz. Siz sağlıklı olursanız, bebeğinizin gelişimini de desteklemiş olursunuz. Bu yüzden olası kanamalarda, ateş, ağrı gibi yakınmalarda doktorunuza danışmalısınız. Bebeğinizin temel besini olan anne sütünü aldığı, onları emzirdiğiniz meme bakımını ihmal etmemelisiniz.

Doğum Sonrası Anne ve Meme Bakımı

Doğum; ister normal vajinal yoldan olsun, isterse sezaryan doğum olsun, lohusalık dönemi denilen 6 hafta boyunca anne açısından itinalı bir bakım gerektirir. Vajinal doğum yapan anneler 2 gün içinde, sezaryen doğum yapanlarda en geç 3 gün içinde hastaneden taburcu edilirler. Doğum sonrası anne ve meme bakımı için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir. Annenin herhangi bir sorunu olmazsa doğumdan 1-2 saat sonrasında ayağa kaldırılması gerekir. Bu annedeki kabızlığın önlenmesinde, idrar torbasından kaynaklanabilecek sorunların azaltılmasında, annenin hareketsiz kalarak toplar damardaki kan pıhtılaşmasına maruz kalmasına engel olacaktır. Annenin dikkat etmesi gereken bu süreçte ağır işler yapmamak olmalıdır.

Doğum sonrası anne ve meme bakımı nasıl olmalı?
Doğum sonrası akıntı ve kanama kontrolü: Doğumu takip eden günlerde löşi denilen bir akıntı oluşur. Bu akıntı adet kanaması gibi parlak kırmızı renktedir. Annenin bu nedenle sıkça değiştirdiği günlük ped kullanımı söz konusudur. Eğer bu akıntının miktarı artarsa ya da kokulu olduğu fark edilirse, mutlaka doktora bilgi verilmelidir. Vajinal kanamalar içinde aynı özen gösterilmelidir. Herhangi bir enfeksiyon varlığında ya da doku yırtılmasına bağlı olarak gelişen kanamalar içinde tıbbi destek alınmalıdır.

Doğumdan sonra beslenme düzeni: Anne doğumdan sonra bebeğini emzireceği için, günlük kalori ihtiyacı 2600-2800 kcal kadar olur. Beslenmede bu nedenle süt ve süt ürünlerine, protein içeren besinlere yer verilmeli ve su tüketimi de 4 litreyi bulmalıdır. İlk etapta annenin hedefi kilo vermek değil, bebeğini düzenli beslemek ve kendini toparlamak olmalıdır.

Doğumdan sonra kabızlığın önlenmesi için: Anneler doğumdan sonra kabızlık yakınmasıyla sıkça karşılaşabilir. Buna engel olmak için posalı yiyeceklerin alınması, bol sıvı içilmesi, gerekirse laksatifleri doktor önerisiyle kullanması gerekir.

Doğumdan sonra banyo yapılması: Banyo doğumdan sonra anneler için yasak değildir. Ancak banyoyu ayakta yapması önerilir. Banyo sırasında epizyotomi yapılan bölge, sezaryen dikiş yeri özenle korunmalı ve kuru tutulmalıdır. Doğum yapıldıktan sonraki gün uzmanlar anne için oturma banyosunu tavsiye ederler. Bu işlem sırasında vajenin sudan korunması önemlidir.

Doğumdan sonra perine bakımı: Doğumdan sonra tuvaletin ardından yapılan temizliğin önden arkaya doğru yapılması gerekir. Temizlikte epizyotomi yapılmışsa, bu bölgeye dikkat edilmelidir. İlk günlerde kendisine verilen antiseptik solüsyonların kullanımı aksatılmamalıdır. Bu gölgeye ilk aşamada buz uygulaması yapılması ağrının ve ödemin önlenmesine yardımcı olur. Bölgeye ilk gün ıslak ve sıcak kompres yapılması da, rahatlamaya yol açar. Bu uygulamalara rağmen, annenin ağrısı kesilmezse doktora danışılarak bebeğe zararı olmayacak türden ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.

Doğumdan sonra cinsel ilişki: Kadınlarda doğumdan sonraki üçüncü haftada cinsel istek oluşma oranı %50 kadardır. Doğumun başarılı geçmesi, epizyotomide sorun yaşanamaması halinde cinsel ilişki doğumdan sonraki 3. haftadan itibaren başlayabilir. Yine de 6. haftadan önce cinsel ilişkiye başlayan kadınlarda cinsel ilişkiden sonra ağrı sorunu yaşanabilir. Bu ağrının etkisi bir yıla kadar yayılabilir.

Doğumdan sonra meme bakımı: Doğum yapan kadınlar ilk yarım saat içinde bebeklerini emzirmeye çalışmalıdır. Emzirme öncesinde meme başlarının ikisi de ılık suyla temizlenmelidir. Emzirme her iki memeden sırayla yapılmalıdır. Doğumdan sonraki iki hafta bebeğin emzirme süresi günde 8-10 saat olmalıdır. Bebek bu sürede her defasından en fazla 5 dakika emzirilmelidir. Bu sürelere dikkat edilirse, memede süt birikimine engel olunur. Bu sayede memede ağrı ve gerginlik sorunu yaşanmaz. Ayrıca sütün üretimi tetiklenmiş olur. Özellikle ilk doğumdan sonra annelerde meme başı çatlakları daha fazla olur. Bunun için doktorun önerdiği pomad ve kremler kullanılmalıdır. Eğer annenin meme başı küçük olursa, meme başı göçük olursa bu durumda silikon meme başlarından faydalanılabilir. Anne sütü sağılarak, biberon yardımıyla bebek beslenebilir. Fazla sütte buzdolabına konulabilir.

Memelerde angorjman: Doğumun ardından ilk haftada damarlarda biriken kanın etkisiyle memede genişleme olabilir. Bu durum sütün birikmesiyle de oluşabilir. Bu oldukça ağrılı bir sorundur. Bu yüzden bebeğin sıkça emzirilmesi ve memenin boşaltılması gerekir. Ayrıca memeye soğuk uygulama, ağrı kesici kullanımı gibi uygulamalar yapılabilir. Bunlara rağmen süt boşaltılamıyor ve sorun devam ediyorsa, sütü pompa yardımıyla boşaltma tercih edilebilir.

Doğum sonrası anne ve meme bakımı, anne ve bebek sağlığı açısından önemli bir etkendir. Bu konuda annelerin daha önceden bilinçlenmesi, bir uzmandan yardım alması önerilir. Lohusalık sürecinin en iyi şekilde atlatılması bunlara bağlıdır. Bu süreçte hem bebek, hem e anne enfeksiyonlara açık olur. Bu yüzden temizlik ve hijyen ön planda tutulmalıdır.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.