Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyonu)

Doğum Sonrasında En Sık Görülen Durumlar

Doğum sonrasında, annenin yaşadığı ve de en sık görülen durumların başında doğum sonrası depresyonu gelmektedir. Doğum sonrası depresyonun diğer adı, Postpartum depresyondur. PPD olarak de geçen bu durumda, annede fiziksel, duygusal ve de davranış bakımından birtakım karmaşalar görülebilir. PPD’nin başlangıcı, doğumdan sonraki ilk 4 haftada gerçekleşir ve majör depresyon olarak adlandırılır. Postpartum depresyonun teşhisinin konmasında yalnızca doğum sonrasında geçen süre değil, depresyonun şiddeti de önemli olmaktadır.

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyonu)

Potspartum Depresyonu Hakkında

Poyspartum depresyonu, kadınların bebek sahibi olmalarına dair vücutlarında kimyasal olarak bir değişim yaşanması, sosyal ve psikolojik olarak yaşanan değişimlere uyum sağlanması aşamasında görülür. Tam olarak, annelerin doğumdan sonra fiziksel ve duygusal olarak deneyimledikleri durumların ve değişimlerin tanımıdır, denilebilir. Postpartum depresyonu ise tedavisi mümkün bir durumdur. İlaç tedavisi ya da danışmanlıkla tedavi edilebilen piskolojik rahatsızlıklardandır.

Doğum Sonrasında Depresyon Yaşanmasının Nedenleri
Doğum sonrasında, pek çok anne psikolojik olarak zorluklar yaşayabilir. Bunun en önemli nedeni, doğum sonrasına hormonlarda yaşanan hızlı düşüş ve bunun sonucunda oluşan kimyasal değişimlerdir. Dişi üreme hormanları östrojen ve progesteron, hamilelik döneminde on kat daha fazla artarak çalışır. Doğumdan sonraki 3 gün içinde bu hormanların düşmesi , annenin kimyasında da birtakım değişikliklerin oluşmasına neden olur. Anne düşen hormonlara uyum sağlamaya çalışırken, bir yandan da bebek sahibi olmanın getirdiği psikolojik ve sosyolojik değişimlere adapte olmaya çalışır. Bu iki durumun aynı anda meydana gelmesi, bazı annelerde depresyon riskini arttırabilir.

Postpartum Depresyonu Belirtileri
Postpartum depresyonun belirtileri, doğal olarak doğumdan sonra fark edilebilir. Bu belirtiler;

  • Uykusuzluk,
  • İştahta yaşanan değişimler,
  • Aşırı yorgunluk hissi,
  • Libidoda azalma,
  • Ruh halinin sürekli değişmesi,
  • Depresif ruh hali,
  • Kendini değersiz hissetme,
  • Umutsuzluk,

Kendini aciz hissetme ve bunun sonunda doğabilecek ölüm ya da intihar düşünceleri, gibi. Ancak belirtilen son 3 belirti, majör depresyon belirtileri içinde yer almaktadır. Her annede bu durumların yaşanması gerekmez. Birkaç huzursuzluk ya da mutsuzluk duyguları hissedildiğinde, hemen alanında uzman bir doktora başvurulması gerekmektedir.

Postpartum Depresyonun Oluşmasında Risk Faktörleri
Postpartum depresyonunun oluşma riskini pek çok faktör arttırabilir. Bunlar;

  • Hamilelik sırasında yaşanan depresyon durumu,
  • Hamilelik yaşının küçük olması,
  • Hamile kalmaya ve bebek sahibi olmaya kesin karar vermeden hamile kalınması,
  • Yaşanan hamilelikten önce de sahip olunan çocuk ya da bebek sayısının fazla olması,
  • Kişinin genetik ya da bireysel olarak depresyon geçmişine sahip olması,
  • Sınırlı bir sosyal çevre,

Evlilikte çatışma ve sorun yaşanması, durumları hamilelik sonrasında depresyon yaşama riskini arttıran faktörlerdendir.

Bebek melankolisi olarak da geçen postpartum depresyonunu, her 10 anneden biri yaşamaktadır. Her bin anneden biri ise postpartum psikozu olarak geçen daha ciddi bir psikolojik durumla karşı karşıya kalmaktadır.

Postpartum Depresyonunun Tedavisi
Postpartum depresyonunun tedavisinde, annenin semptomlarının şiddeti ve tipi önemlidir. Bu durumların farklılığına göre de tedavi seçenekleri değişmektedir. Uygulanan tedavi seçenekleri; anti-anksiyete ya da antidepresan ilaçlarıyla takviye sağlamak, duygusal destek ve de eğitim için destek gruplarına katılmak ve uzman bir danışmandan psikolojik destek almaktır. Ancak postpartum psikoz durumu yaşanıyorsa, psikoz için önerilen ilaçların kullanımı gerekmektedir. Bazı durumlarda hastaneye yatmak da gerekebilir.

Anneler bu durumların yaşanması esnasında emziriyorsa, depresyon ya da anksiyete durumlarında ilaç kullanamama ihtimalini düşünmemelidirler. Birçok kişi, doktor gözetiminde olması şartıyla antidepresan ilaçları kullanabilir. Bu karar anne ile doktorun birlikte vermesi gereken bir karar ve süreçtir.

Postpartum Türleri
Doğum sonrasında görülen depresyonun, 3 farklı türü mevcuttur. Bunlardan ilki bebek melankolisi olarak geçer. Bebek melankolisi doğum sonrasında, çoğu annede görülen bir durumdur. Bu süreçte, anne birden çok mutlu olurken birden kendini çok üzgün hissedebilir. Anne, kendini nedensiz yere ağlarken bulabileceği gibi, rahatsızlık, tedirginlik, endişeli olma ya da yalnızlık hissetme duygularını da sıklıkla yaşar. Bu durumlar için genel olarak bir tedavi gerekmez. Yeni anne destek gruplarına katılmak ya da başka annelerle iletişim halinde olmak yeterli olmaktadır.

Postpartum Depresyon (PPD) ise doğumdan birkaç gün ya da ay sonra görülebilir. Anne, bebek melankolisine benzer duygular yaşar ancak bu duyguların yaşanma şiddeti daha fazladır. Öyle ki annenin günlük işlerini yapmasına, yaşadığı şiddetli duygular engel olabilir. Tam da bu noktada bir doktora başvurulması gerekmektedir. Doktora gidilmediğinde ve de herhangi bir tedavi uygulanmadığında, belirtilerin şiddet daha çok artarak kişiyi rahatsız eder. Ciddi bir rahatsızlık olsa da PPD ilaç ve danışmanlıkla tedavi edilebilen bir durumdur.

Postpartum Psikoz ise yeni annelerde görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Yeni annelerde çok hızlı bir biçimde başlayabilen bu rahatsızlık, genel olarak doğumdan sonraki 3 ay içinde görülür. Kadınların gerçek olanla ilişkilerini yitirmesi, gerçekte olmayan şeyleri duyması ve sanrılar yaşaması gibi durumlar görülebilir. Olmayan şeylerin görülmesi ise daha nadir olarak karşılaşılan bir durumdur. Postpartum psikozun diğer belirtileri; uykusuzluk yaşanması, sinirlilik, şiddetli öfke hissi, garip duyguların ve davranışların gözlemlenmesi şeklindedir. Genel olarak ilaç tedavi uygulanır. Çok nadir durumlarda, kadınların kendilerine ya da diğer kişilere zarar verme durumu oluşabilir. Böyle durumlarda ise annenin hastaneye yatırılması gerekebilir.

Postpartum Depresyonunu Önlemek İçin
Postpartum depresyon riskini önlemek için;

  • Annelik görevlerinde yardım istemek,
  • Annenin bebek ve kendisi için beklentilerinde gerçekçi olması,
  • Egzersiz yapmak,
  • Makul bir diyet uygulamak ve de alkollü, kafeinli ürünlerden uzak durmak,
  • Eşle özel olarak vakit geçirmek,
  • Sosyal yaşamdan izole olmamak,
  • Bebeğin yaşam koşullarına uyum sağlamak,

Bebekle iletişim kurmak, durumlarına dikkat etmek gerekmektedir.

Benzer Konular;

Hamilelik Depresyonu Nedir?

Lohusalık Depresyonu Nedir ve Ne Zaman Geçer?

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.