Hamilelikte Memelerde Görülen Değişiklikler

Hamilelik dönemi farklı hormonların salgılanmasıyla, bebeğin beslenmesi için meme bezlerinde süt oluşur, süt kanalları aracılığı ile bebeğe ulaşır.

Anne adayı gebelik döneminde memelerinde çok büyük değişiklikler yaşar. Bu değişim; östrojen, folyesteron ve prolaktin hormonları önemli rol oynar. Göğüsler irileşir, ağrılar oluşur, hassasiyeti artar, hatta 16. Haftadan sonra süt üretimine bile başlar.

Hamilelikte Memelerde Görülen Değişiklikler

Kimi anne adaylarında, meme ucundan açık sarı renkli sıvı da gelebilir. Bu durum herkeste görülmez. Böyle bir sıvının gelmesi ya da gelmemesi pek bir şey ifade etmemektedir. Ancak açık sarı, kansız ve kokusuz ise sorun olmamaktadır. Fakat kanlı ve kokulu ise enfeksiyon kapmış olabilir ya da başka nedenlerin olup olmadığı araştırılmalıdır. Anne adayları için hamilelik döneminde ve emzirme dönemleri için özel tasarlanan göğüs destekleyici ve pamuk sütyenler kullanması ile göğüs peti kullanmasının alışkanlık haline getirilmesi önerilmektedir.

Hamilelik Döneminde Ve Sonrasında Süt Nasıl Oluşur?
Anne sütü gebelik döneminde hormonal ve refleksler sonucu gelişen bir olgudur. Anne adayı bu dönemde hormonal açıdan pek çok değişimle iç içe yaşadığı dönemdir ve sadece göğüslerde değil bedeninin büyük bir bölümünde bu değişimi yaşar. Gebelik süresi boyunca salgı bezleri gelişir, süt yapımı için donanımlı bir hal alır. Doğum sonrasında ise, hormonal değişimin tetiklemesi ile süt üretmeye başlar ve üretmeye devam eder.

Areola Nedir?
Meme ucu etrafında oluşan koyu renkli kısımdır. Bu kısımda minik kabartılar oluşur, bunlar koku salgılayan montgomery bezleridir. Meme içinde süt salgılayan” alveol” adı verilen hücre kümeleri bulunmaktadır. Kas lifleri de sütü kanallara iter. Diğer taraflar memenin kendi yağ dokusu ile destek veren kısımdır.

Memenin küçük veya büyük olması, sütün çok veya az olmasını etkiler mi? sorusu en çok merak edilen konular arasında yer almaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Yani büyük meme daha çok süt yapar ya da tam tersi küçük memede süt de azdır denilmesi hatalı olur.

Hipofiz; Memenin ucunun( başının) uyarılması ile hormon salgılanır. Bu hormonlar, oksitosin ve prolaktin hormonlarıdır.

Prolaktin; Süt bezelerinden süt üreten bir hormondur.

Oksitosin; Sütün kanallara iletilmesini sağlayan hormondur.

Kanallar, areolaya geldiğinde süt havuzları oluşturur. Memeyi ağzına alan bebek, emerek sütü meme başından çeker. Bebekler ne kadar çok emzirilirse o kadar çok süt gelir. Bu nedenle annelere gece de 2-3 kez emzirmesi gerektiği tavsiye edilmektedir.

Kolostrum Nedir, Ne İşe Yarar?
Kolostrum; Doğum sonrasındaki ilk günlerde salgılanan ve koruyucu özelliği olan süttür.

  • İçinde yüksek değerli mineraller ve vitaminler vardır.
  • Bebeği her türlü hastalıklardan korur,
  • Bebeğe ritmik olarak emme, yutma ve bunları yaparken diğer taraftan da nefes alma alışkanlıklarını kazandırır.
  • Doğduktan sonra anne ile ilk bağı kurmayı sağlar.

Anne Sütünün Artırılması İçin Neler Yapılabilir?
Anneler sütünün olmamasından ve az olmasından endişe ederler. Bebekleri aç kalacakmış hissine kapılırlar. Beslenmelerine özen gösterilmesi durumunda bu tür endişelere hiç gerek yoktur. Çünkü annenin bünyesi hormonal salgılarla zaten doğal olarak süt üretmektedir. Ancak sütü artırmak için bazı yapılması gerekenler vardır, yine de doktorunuza danışmalısınız.

  • Her gün en az 2 litre su tüketmelidir.
  • Bol sıvı tüketmek, ayran, meyve kompostoları, bitki çayları gibi
  • Zayıflamak için diyet yapılmamalıdır. 6 aydan sonra bebek ek gıdalara geçtikten sonra ve doktor kontrolünde yapılabilir.
  • Karbonhidratlar kesilmemelidir. Yani ekmek, makarna, pilav ve meyveler emzirme döneminde kesilmemelidir.
  • Rezene çayı sütü artırır fakat aşırı tüketildiğinde çok zarar verir hatta sütün üretimini tamamen engelleyebilir.
  • Yulaf ezmesi sütü artıran besinlerdendir. Günde bir küçük kâse tüketilebilir.
  • Tere, roka, semizotu, ıspanak, yeşil soğan, pazı, maydanoz, dereotu gibi bol yeşillik tüketmelidir
  • Salatalara fesleğen katılmalıdır.
  • Malt hülasası tüketmelidir. (biranın ham maddesi alkolsüz)
  • Havuç ve bal kabağı turuncu sebzeler olarak anne sütünü artırmaktadır.
  • Anne tatlı ihtiyacı hissettiğinde sütlü tatlıları tercih etmelidir

Hamilelikte Ve Emzirme Döneminde Tüketilmemesi Gereken besinler;

  • Salam, sosis, sucuk, jambon gibi gıdalar
  • Konserve gıdalar
  • Aşırı tuzlu yiyecekler
  • Aşırı acı yiyecekler
  • Asitli içecekler

Emzirme Konusunda Bilinçli Olmanın Önemi;
Anne doğum yapar yapmaz odasına alındığında bebek hemşiresi gelerek anneye bebeğini emzirirken nasıl tutulması gerektiğini öğretir. Bebeğin tutulma şekli çok önemlidir. Sık sık emzirmesi gerektiği, gece de en az 3 kez emzirilmesi gerektiği, emzirilen memede süt azalınca veya bitince diğer meme ile emzirmeye devam edilmesi gerekmektedir. Zararlı besinler tüketmemesinin önemi öğretilmelidir. Bebeği rahat emzirebilmek için özel yastık (nal şeklinde) ve önü açık üst kıyafet ile özel sütyen ve meme peti kullanılmalıdır.

Anne sütü en az 6 ay, en fazla 2 yıl emzirilmelidir. Bebeğinizi emziğe alıştırmamanız önerilir fakat alıştı ise asla bala, reçele ya da şekerli suya batırarak vermemelidir. 6. Aydan sonra ek gıdaya geçilse de anne sütü kesilmemeli, emzirmeye devam edilmelidir.

Emzirmenin Anne Sağlığına Faydaları Nelerdir?

  • Meme kanseri riskini ortadan kaldırır.
  • Doğum sonrası depresyonu önler.
  • Kanama riskini azaltır.
  • Rahmin eski haline dönmesini kolaylaştırır.
  • Anne ile bebek arasındaki anne karnında başlayan bağlar, doğumdan sonra da pekişerek devam etmesini sağlar.

Emzirme Döneminde Kaşıntılar Neden Olur?
Vücudun belli bölgelerinde kaşıntılar olabilir. Bunun nedeni, hormonal değişikliklerin bedeni etkilemesidir. Genelde karın ve memeler etrafında görülen kaşıntılardır. Hatta yine bu hormonal değişimlerden kaynaklanan ciltte kurumalar ve çatlaklara rastlamak da mümkündür. Gebelik kan akışının hızlanmasını sağladığından ter bezleri de hızlı çalışarak ter miktarını artırır.
Kimi zaman, kasıklar ve meme altında cilt mantarı oluşabilir. Artan östrojen avuç içinde kızarıklıklar yapar. Bu durum cilt kuruluğu ile kaşıntıyı tetikler. Kaşıntıların başka sinyaller verdiği de bilinmektedir. Örneğin safra kesesi rahatsızlıkları kaşıntı ile belirti göstermektedir.

Çölyak Hastalığı Nedir?
Anne sütü alamayan ya da çok az alan bebeklerde görülen ve sürekli diyet yapmayı gerektiren bir rahatsızlıktır. Çok unlu gıda ile beslenenlerde de görülen bir rahatsızlıktır. Anne sütü alan bebekler 6 aydan sonra ek gıdaya başladıktan sonra belli ölçülerde unlu gıda tüketmelidir. Glüten maddesinden kaynaklanır. Glüten maddesi ise; buğday, arpa, yulaf gibi gıdalarda bulunur. 2 ile 4 yaş aralığında görülmeye başlar. Karın ağrısı, ishal, büyüme geriliği, kansızlık, iştahsızlık, kaş- kirpik- saç dökülmeleri, şekilsiz büyüme, halsizlik, yorgunluk, kusma ve karın şişlikleri en dikkat çeken belirtilerdir.

Tedavisi ise; ömür boyu glüten içeren gıdalardan uzak durmak ve glütensiz diyet uygulamaktır. Zor bir diyettir. Her yerde bulunmasa da glütensiz ekmek, makarna bu hastalara özel üretilmektedir.

Anne Sütü Almayan Bebeklerde Beslenme;
Anne sütü alamayan bebekler için alternatifi bol mamalar verilmelidir. Hazır mamaların içeriği incelenmeli, doktor önerisine göre seçim yapılmalıdır. 4. Aya kadar mama+ sulandırılmış yoğurt verilebilir ayrıca bebeğe özel doktor önerisi de verilebilir. 4. Aydan sonra elma, şeftali, havuç gibi meyveler sıkılarak, daha sonra püre olarak verilmeli ve özellikle gaz yapmayacak sebzelerden oluşacak çorbalara başlanılmalıdır.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.