HPV Virüsü Nedir?

Hayatımızdaki Tehlikeli Virüsler ve Etkileri

Günlük hayatta birçok kez istemeyerek de olsa virüsler ile karşı karşıya kalmak zorunda kalıyoruz. Virüsler insan vücudu dışında cansız olarak tanımlanmasına rağmen canlıların üzerinde birçok farklı özellik ile donanıyor ve tehlikeli faaliyetler göstermeye başlıyor. Virüslerden korunmak için tabi ki dikkat etmemiz gereken bazı önemli unsurlar bulunuyor. Günlük hayatta bulaşabilecek olan virüslere karşı gerekli olan önlemleri tam anlamıyla aldığımız takdirde hastalıklar için endişelenmeye gerek kalmayacaktır. Virüslerin ortaya çıkması cinsiyete, yaşa ve fiziksel şartlara bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bağışıklık sisteminizin ne kadar gelişmiş olduğu da virüslerle mücadele etmenizi etkileyecektir..

HPV Virüsü Nedir?

HPV olarak bilinmekte olan biyolojik canlı aslında zarfsız bir virüstür ve bu virüs DNA içerisinde bulunmaktadır. Tıp ve biyoloji bilimi virüsleri canlı olarak tanımlamazlar. Fakat virüsler canlı vücuduna girdiği zaman canlı hücreler gibi davranmaya başlar ve çeşitli etkiler gösterir. Bahsetmiş olduğumuz bu HPV virüsü ise %90 gibi büyük bir ihtimalle cinsel ilişkiler sırasında bulaştığı resmi kaynaklarda yer almaktadır. Bu oranlar içerisinden ise yaklaşık olarak 40 farklı çeşidi anogenital bölgeyi yani vajinayı etkiler. HPV özellikle yurtdışında cinsel yolla bulaşmış olan hastalıklar arasında sayı olarak en üst sırada yer alıyor. ABD gibi sağlık alanında oldukça gelişmiş olan bölgelerde bile yıllık olarak 6 milyon kadar kişinin HPV virüsü ile mücadele ettiği belirtiliyor. Bu konuda çalışma yapan bilim adamlarının açıklamalarına göre de HPV virüsü seviksin prekanseröz ve bununla beraber de serviks kanseri için oldukça büyük risk oluşturarak çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına sebep oluyor.

HPV Virüsü Nasıl Bulaşır?
Cinsel yolla HPV virüsünün bulaşması dışında çeşitli yollarla insandan insana geçebilen bir hastalık olarak bilinir. Bu duruma bir örnek vermek gerekirse HPV virüsüne sahip olan bir anne, doğum sırasında oluşan kanamalardan dolayı doğan bebeğe bu virüsü geçirebilir. Fakat bahsetmiş olduğumuz bu durum oldukça nadir görülmektedir. HPV virüsünün vücuda girmesi ile beraber 2 veya 3 ay içerisinde vücutta lezyonlar oluşmaya başlayabilir. Lezyonlar 100.000’de 2 ihtimalle ortaya çıkmakta olan gırtlak içerisinde oluşan bir hastalıktır.

HPV Virüsünün Bulaştığı Nasıl Anlaşılır?
HPV virüsü vücuda girdikten sonra ne yazık ki fiziksel bir farklılık meydana getirmediği için tespit edilmesi oldukça zordur. Hastalığın anlaşılması için donanımlı hastanelerde DNA testi yaptırmak bu durum için en çok kullanılan tespit yöntemleri arasında yer alıyor.

Kimler Test Edilmelidir?
HPV tespiti için yapılmakta olan DNA testleri günümüzde iki farklı durum için kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi Smear sunucu ASC-US olarak gelen hastalar için uygulanan testtir. Bir diğeri ise Serviks kanserinin olup olmadığı araştırmak için yapılmakta olan DNA testleridir. 30 yaşından fazla olan hastalar için de dünya genelinde hastaneler DNA testi yapılmasına izin veriyor. Siz de 30 yaşından üzerindeyseniz herhangi bir hastaneyi ziyaret ederek HPV için DNA testi yapılmasını talep edebilir ve bilgi alabilirsiniz. DNA testinin sonuçları çıktıktan sonra ise bu testin doktorlar tarafından yorumlanması oldukça kısa süre içinde tamamlanan bir durumdur.

HPV Virüsü Her Zaman Serviks Kanserini Ortaya Çıkarır Mı?
HPV virüsünün oluşturduğu enfeksiyonlar her zaman için vücutta kanser oluşmasına sebep olmaz. Hatta büyük oranda bu virüsün oluşturduğu enfeksiyonlar vücuttaki antikorlar tarafından tanınır ve kısa süre içinde etkisiz hale getirilir. Yapılan araştırmalara göre hastalığa yakalanan kişilerin %70’inde 1 yıl içerisinde, %90’ında ise iki yıl içinde vücut tarafından bu virüslerin etkisiz hale getirildiği gözlemlenmiştir. Geriye kalan %10’luk insan kesiminde ise bu virüs 2 yıldan sonra da vücutta etki göstermeye devam etmiştir. Kanser açısından oldukça ciddi riskler taşıyan kesim ise bahsettiğimiz %10’luk insan kesimidir. Bu kişilerin çok vakit kaybetmeden sağlık kurumlarına giderek destek alması gerekmektedir. Enfeksiyon ile ortaya çıkan doğal bağışıklığın ne kadar süre insan vücudunda etki gösterdiği ise günümüzde açıklığa kavuşmuş olan bir durum değildir.

Nasıl Korunmak Gerekiyor?
Bu virüsten korunmak için uygulanacak en güzel yöntemlerden bir tanesi tanımadığınız insanlar ile yaşayacağınız cinsel ilişkilerden mümkün olduğu kadar kaçınmaktır. Bu yüzden de hayatınız boyunca tek eşlilik, bu virüs ile karşı karşıya kalma ihtimalinizi büyük oranda arttıracaktır. Cinsel ilişki sırasında kullanılmakta olan korunma araçları ise bu hastalığın bulaşmasının önüne geçebilir fakat bu oran ortalama olarak %60 olarak belirleniyor. Yani koruyucu ürünler kullanmak da sizi hastalıktan tam anlamıyla korumak için yeterli değildir. Tıp dünyasının araştırma konuları arasında yet alan HPV virüsü aşıları ise sizi %90 hatta bazen %100 oranla korumak için etkili olacaktır.

Enfeksiyona Yakalandıktan Sonra Tedavi Nasıl Yapılabilir?
Enfeksiyona yakalandıktan sonra tam olarak tedavi uygulamak günümüzde mümkün olan bir durum değildir. Fakat virüsten dolayı vücutta oluşmuş olan lezyonlar varsa bunlara karşı çeşitli tedavi yöntemleri uygulamak mümkündür. Bahsetmiş olduğumuz bu lezyonlar genel olarak bayanlarda genital bölgenin etrafında fiziksel bir durum olarak kendini belli etmeye başlar. Zaman içerisinde ise engellenmediği halde sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilecek durumlar ortaya çıkarabilir. Serviks kanserinin ortaya çıkmasında oldukça etkili olan lezyonlar fazla ilerlemeden önce doktorlar tarafından müdahele edilmeli ve tedavi süreci başlatılmalıdır. Lezyonların tedavisi günümüzde gelişen tıp sayesinde kolay bir şekilde yapılabiliyor.

HPV Aşıları Hakkında..
HPV aşısı olarak bilinmekte olan kimyasal maddeler rekombinant DNA sayesinde öncelikle hayvanlar üzerinde denenmiştir. Rekombinant DNA’nın elde edilmesi için genellikle bakteri gibi ilkel canlılar kullanılır. Bu canlılar gerekli olan enzimler ile saf DNA elde etmek için kullanılırlar. Elde edilen bu saf DNA içerisine ise istediğiniz özellikleri ekleyerek çeşitli denemeler yapmak mümkündür. Bu durum uzun yıllardan beri dünya genelinde tüm tıp alanlarında etkili bir şekilde kullanılmaya devam ediyor. 2006 senesinde ilk kez rekombinant DNA ile HPV virüsüne karşı etkili bir çözüm oluşturulmak istenmiştir. Bu şekilde başlamış olan araştırmalar sayesinde virüs vücudu girmeden önce uygulanması gereken bir aşı türü ortaya çıkmıştır. Şuanda 122’den fazla ülkede aynı kimyasal maddeye sahip olan aşılar aktif bir şekilde kullanılmaya devam etmektedir. HPV virüsünün birçok farklı türünün olduğundan bahsetmiştik. Keşfedilen bu aşı ise sadece 6, 11, 16 ve 18 tipindeki virüslere karşı etki gösteriyor. Yani aşı olduktan sonra da HPV virüsünden %100 oranında kurtulmak mümkün olmuyor.  Bahsetmiş olduğumuz 6 ve 11 tipindeki virüsler genellikle genital bölge çevresinde ortaya çıkan ve insanlar arasında en çok ortaya çıkan problem olarak bilinmektedir. Aşılar genel olarak 9 ve 26 yaşa aralığındaki kişiler için tavsiye edilmektedir. İdeal aşılama yaşları ise resmi kurumlar tarafından 11 – 12 olarak belirlenmiştir. Aşı olduktan sonra da mutlaka yılda en az bir defa kontrolden geçmenin sağlıklı yaşam için oldukça önemli olduğu vurgulanılıyor. 26 ve 45 yaşındaki kadınlarda ortaya çıkan hastalıklar için yapılan araştırmalar ise günümüzde de güncelliğini korumaya devam ediyor. Fakat bu yaş aralığı için yapılan çalışmalar henüz FDA tarafından onaylanmış değildir. Bu yüzden de tam olarak güvenilir olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Üretilmiş olan aşıların koruyuculuk oranı kişiden kişiye değişik göstermekle beraber ortalama %84 ile %94 arasında yer alıyor. Yapılan aşıların serviks kanserinin öldürücü etkisini azaltmadığı sadece kanserin ortaya çıkmasını engellemek için etki gösterdiğini de unutmamak gerekiyor. Lezyonlar vücut içerisinde 9 yıla kadar etki gösterebiliyor. Bu uzun süre içinde ise sürekli olarak tıbbi destek almak gerektiğini de aklınızdan çıkarmamalısınız. Ulusal aşılama programı kapsamında yakın bir zaman içerisinde hastalık için yapılan araştırmaların hız kazanacağı da üretici firmalar tarafından duyuruluyor.

 

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Hemen Ara
Whatsapp
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.