Lohusalık Depresyonu Nedir ve Ne Zaman Geçer?

Lohusalık depresyonuna yakalanmamak için işte yapmanız gerekenler!

Lohusalık depresyonu birçok kadında ortaya çıkabilen bir durumdur. Bu duruma neden olan faktörler arasındaki duygu değişimleri, gelecek kaygısı, yorgunluk, uykusuzluk, bebeğe bakamama endişesi gibi etkenler bir araya gelerek kadının psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu tip durumlarda kadının mutlak bir desteğe ihtiyacı vardır. Özellikle aile bireylerinin yeni anneye göstereceği ilgi, yardım ve destek sayesinde lohusalık depresyonunun kısa sürede atlatılması hatta hiç yaşanmaması dahi mümkün olmaktadır. Bunun için uyku ve beslenme düzeninin de sağlıklı olduğundan emin olmak gerekir. Yeni annenin sosyalleşmesine olanak tanınması depresyona girmesini önleme için etkili bir girişim olacaktır.

Lohusalık Depresyonu Nedir ve Ne Zaman Geçer?

Lohusalık depresyonu, doğum sonrasında kadının duyguları, davranışları ve fiziksel durumunda değişikliklere neden olan bir depresyon halidir. Bebeğin dünyaya gelmesi ile birlikte kadınlarda psikolojik, sosyal ve duygusal yönden bazı değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler lohusalık depresyonu olarak da ifade edilen depresyon problemine neden olur.

Lohusalık depresyonu, uygulanan ilaç tedavisi ve danışmanlıkla iyileştirilmesi mümkün olan bir sorundur. Kadınlarda kendini gösteren kimyasal değişimler hızlı bir şekilde hormonlar üzerinde etkili olur. Östrojen ve progesteron hormonlarının düzeyinde meydana gelen değişim hamilelik dönemi boyunca artar. Doğumun gerçekleşmesinden sonra da keskin bir şekilde düşer. Bir bebek sahibi olmanın getirdiği psikolojik ve sosyal değişimler de depresyon riski oluşturan diğer önemli faktörlerdir.

Lohusalık Depresyonunun Belirtileri

Lohusalık depresyonunun yaşanması halinde sıklıkla gözlenen belirtiler uyku eksikliği, görünümde değişimler, bitkinlik, libidoda azalma, erken erken yaşanan ruh hali değişiklikleri olarak sıralanabilir. Bunların yanı sıra lohusalık depresyonunda kadında ölüm ve intihar düşüncesi, umutsuzluk, hayattan zevk alamama, değersizlik hissi yaşama gibi uç duygular da kendini gösterebilir.

Lohusalık Depresyonu İçin Risk Faktörleri

Aşağıda sıralayacağımız faktörler doğum sonrasında kadınlarda lohusalık depresyonu gelişme riskini arttıran faktörler arasında sıralanabilir.

  • Hamilelik döneminde depresyon probleminin yaşanması
  • Hamile kalma yaşının normalin altında olması
  • Hamilelik konusunda duygu karmaşası yaşanması
  • Hamilelik öncesi dönemde depresyon vakalarının ve adet öncesi sendrom durumlarının yaşanması.
  • Anneye olan sosyal desteğin kısıtlı olması
  • Yalnızlık
  • Evlilikte çatışma ve problemlerin yaşanması

Ne Zaman Geçer?

Lohusalık döneminde yaşanan depresyonun normal koşullarda doğumdan 2 hafta sonrasına kadar geçmesi beklenir. Geçmemesi durumunda bir hekime başvurulması gerekmektedir.

Lohusalık Depresyonu Tedavisi

Lohusalık depresyonunda uygulanan tedavi şekli belirtilerin şiddet durumuna göre değişiklik arz eder. Uygulanan tedavi sürecinde antidepresan ilaç kullanımı, psikoterapi, destek gruplarına katılma gibi yöntemlere gidilir. Tedavi hastanede de olabilir. Bununla birlikte emziren annelerin depresyon, anksiyete, psikoz gibi durumlar için doktora danışmadan kesinlikle antidepresan ilaç almaları uygun değildir. Doktorun denetimi altında pek çok emziren kadın antidepresan ilaç kullanabilmektedir. Antidepresan kullanımına hekim ve hasta kendi aralarında konuşarak buna karar vermelidir.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.