Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha Mı Fazla?

Mini İVF Tedavisi Nedir?

Mini tüp bebek tedavisi olarak bilinmekte olan bu yeni yöntem sayesinde artık yumurta ve sperm üretimi sırasında az sayıda fakat çok daha kaliteli hücreler elde etmek mümkün oluyor. Son zamanlarda yaygınlaşmaya başlayan bu yeni yöntem sayesinde yapılan tedaviler sonucunda ortaya çıkan başarı oranı ciddi anlamda artış gösteriyor. Tedaviye başladıktan sonra yaklaşık olarak 3 gün içinde hormonlar yeterli seviyeye ulaşıyor ve böylece tür bebek tedavisi için uygun ortam hazırlanmış oluyor.

Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha Mı Fazla?

Tüp Bebeklerin Düşük Riski Fazla Mıdır?

Tüp bebek tedavisi uygulamak isteyen anne ve babaların en çok kafasını karıştıran sorulardan bir tanesi de tüp bebeklerin düşük riskinin fazla olup olmadığı konusundadır. Tüp bebek tedavisi tamamen doğal yöntemlerle elde edilmediği için sürekli olarak kontrol altında tutulması gereken bir hamilelik gerektirir. Her ne kadar anne rahmi içerisinde bebek doğal yöntemlerle gelişiyor olsa da annenin hormonlarının dengesiz bir şekilde değişim göstermesi düşük olmasına sebep olabilir. Böyle durumlardan uzak durmak için de doktorlar genellikle tüp bebek tedavisi uygulanmakta olan anne ve babalarını düzenli olarak kontrollere gelmesinin önemini vurguluyor. Eğer siz de tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak ve sağlıklı bir şekilde bir bebek dünyaya getirmek istiyorsanız mutlaka düzenli aralıklar ile kontrollerden geçmeniz gerekmektedir. Bahsetmiş olduğumuz kontrol aralıkları kişiden kişiye değişiklik göstereceği için en doğru bilgiyi doktorunuz tarafından alabilirsiniz.

Düşük Neden Olur?

Düşük olarak bilinmekte olan durumun meydana gelmesinde en temel sebep, annenin duygusal değişimi ve fiziksel aktiviteleridir. Bildiğiniz gibi hamile bayanlar için ağır hareketleri aniden yapmak tehlikeli sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bahsetmiş olduğumuz fiziksel hareketlerin dışında ise ruhsal olarak da çöküntü yaşayan annelerde de hormon seviyesi hızla değişebilir. Bu değişim sonucunda ise bebeğin tutunmakta olduğu uterus duvarı, olması gereken kalınlığının altına düştüğü için bebek bu duvara tutunamaz ve kanama yolu ile vücuttan atılır. Göbek kordonu kopmuş olan bebek, anne vücudu tarafından yabancı bir cisim olarak görülür ve kısa süre içerisinde vücuttan uzaklaştırılmak için antikorlar ile vücuttan atılmaya çalışılır.

Ülkemizde Tüp Bebek Tedavisi

Yaklaşık olarak 15 yıl öncesine kadar ülkemizde tıp alanında yapılan çalışmalar bu kadar fazla değildi. Bu yüzden de hala toplum arasında yanlış bildirmekte olan bazı önemli bilgiler var. Yanlış bilinen bilgiler arasında tüp bebek tedavisinin yurtdışında yapılmasının daha doğru olacağı yer alıyor. Ülkemizde yapılmakta olan tıp alanındaki çalışmalar sayesinde artık günümüzde de başarılı bir şekilde tüp bebek tedavisi yapmak mümkün. Ülkemizde bulunmakta olan yeterli donanıma sahip hastanelerde tüp bebek tedavisini siz de gönül rahatlığı ile uygulayabilirsiniz. İstatistiksel olarak verilmekte olan başarı oranları ise tamamen tesadüf eseri olarak değişiklik göstermektedir. Çünkü tüp bebek tedavisinden sonra kesinlikle işe yarayıp yaramayacağı hakkında bir karar vermek doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

Tedaviye Başlamadan Önce Yapılması Gerekenler

Tüp bebek tedavisine başlamadan önce bazı önemli unsurları göz önünde bulundurursanız tedavi sonrasında başarılı olma ihtimali buna bağlı olarak artış gösterecektir. Öncelikle yediğiniz besinlerin dengeli olmasına özen göstermelisiniz. Çünkü vücuttaki hormonların düzenli bir şekilde çalışabilmesi için protein, vitamin, mineral, karbonhidrat ve buna benzer organik ve inorganik maddelerin tamamının vücuda girmesi gerekmektedir. Ancak dengeli ve düzenli beslenme sayesinde hormonlar yeterli seviyeye ulaşabilir. Tüp bebek tedavisi uygulandıktan sonra yaşanmakta olan düşüklerin sebeplerinden bir tanesi de anne vücudundaki hormonların dengesiz olmasıdır. Eğer vücudunuzda bulunmakta olan hormonları dengeli bir şekilde tutmayı başarabilirsiniz tüp bebek tedavisinden sonra başarı oranı artacaktır.

Tüp Bebek Doğumu

Tüp bebek tedavisi uygulanırken doğum işlemlerinin nasıl yapılacağı konusunda anne ve babalar şüphelere düşebiliyor. Tüp bebekler diğer bebeklerden farklı olarak dünyaya gelse de anne karnında büyürken geçirdiği işlem basamakları tamamen aynıdır. Doğum sırasında ise normal yollarla doğmuş olan bir bebekten farksız olarak sezeryan veya normal doğum yapmak mümkündür. Fakat yine de doğum yapmadan önce son 1 ay düzenli olarak kontroller yaptırmanız oldukça önemlidir. Çünkü kimi zaman bebeğin vücut içindeki pozisyonundan dolayı normal doğum yapmak anne ve bebek sağlığı için sakıncalı durumlar meydana getirebilir. Bu durumlardan uzak kalmak için de doktorunuzun tavsiye ettiği doğum yöntemlerini uygulamanız gerekecektir. Eğer bebeğinizin duruş pozisyonuyla ilgili herhangi bir problem yoksa, hangi doğum yöntemini tercih edeceğiniz tamamen sizin kişisel tercihinize kalmış bir durumdur. Son yıllarda tıp dünyasında yaşanmakta olan gelişmeler sayesinde anne adaylarının büyük bir bölümünü sezeryan doğum yapmayı tercih ediyor. Sezeryan doğum yapmak her ne kadar normal doğuma göre çok daha kolay gibi görünse de sonuç olarak ciddi bir ameliyat geçireceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Normal doğum yapmak ise doğum sırasında sezeryan doğuma göre daha fazla acı duymanıza sebep olabilir. Fakat doğum bittikten sonra yaşamış olduğunuz acılar geride kalacak ve vücudumuzda herhangi bir bıçak yarası meydana gelmeyecektir. Bahsetmiş olduğumuz bu kriterlere doğrultusunda hangi doğum yöntemini tercih edeceğiniz yine sizin kişisel tercihinize kalan bir durumdur. Yapılmakta olan araştırmalar gösteriyor ki normal doğum sırasında bebeğin bağışıklık sistemi sezeryan doğan bebeklere göre daha fazla gelişmiş oluyor. Çünkü normal doğum sırasında bebek geçtiği yollarda çeşitli mikroplar ile karşı karşıya kalıyor ve dünyaya gelirken karşılaşmış olduğu bu mikroplar sayesinde bağışıklık sisteminin ilk basamaklarını tamamlamış oluyor. Fakat bahsetmiş olduğumuz bağışıklık sistemi bebeğinizin tüm hayatı boyunca kullanacağı bir sistem olmadığı için sezeryan doğumdan sonra bağışıklık sisteminin oluşması da mümkündür.

 

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Hemen Ara
Whatsapp
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.