Tüp Bebek Tedavisi Yan Etkileri

Tüp Bebek ve İlaçlar

Tüp bebek tedavisinde anne ve babadan alınan hücrelerin başarılı bir şekilde döllenebilmesi için zaman zaman vücuda ilaç enjekte edilmek zorunda kalınabilir. Bahsetmiş olduğumuz bu ilaçlar, özellikle annelerde çeşitli yan etkilerin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.

Tüp Bebek Tedavisi Yan Etkileri

İlaçlar Neden Veriliyor?

Tüp bebek tedavisinde hemen hemen tüm anne ve baba adaylarına ilaçlar verilmektedir. Bildiğiniz gibi tüp bebek tedavisi sırasında üreme hücrelerinin birbirleriyle yapay yollardan döllenmesi sağlanıyor. Bahsetmiş olduğumuz bu döllenme tamamen yapay yollardan yapıldığı için hücrelerin oldukça güçlü olması gerekmektedir. Yumurta ve sperm hücreleri ne kadar güçlü olursa birbirleri ile döllenme ihtimali o kadar fazla olacak ve buna bağlı olarak da bebek sahibi olma ihtimaliniz artış gösterecektir. Uygulanmakta olan hormon tedavileri kısa süre içerisinde etkisini göstermeye başlar ve direkt olarak üreme hücrelerinin daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Fakat her ilaçta olduğu gibi bu tedavi yönteminde de bazı yan etkileri ortaya çıkabilmektedir. Eğer ilaçların dozu tam olarak ayarlanamaz ve vücutta aşırı derecede ilaç birikimi olursa hormondan gerektiğinden çok fazla artacak ve buna bağlı olarak bazı sendromlar meydana gelecektir. Bu olumsuz durumlardan mümkün olduğu kadar kaçınmak istiyorsanız, sürekli olarak uygulamakta olduğunuz ilaçların dozlarını doktorlar tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir.

İlaçlar Nasıl Etkiler Ortaya Çıkarıyor?

Tıp dünyasında uygulanmakta olan her ilaç tedavisinde olduğu gibi aynı zamanda tüp bebek tedavisi sırasında da kullanılan ilaçlardan dolayı bazı yan etkileri ortaya çıkabiliyor. Ortaya çıkan yan etkileri büyük bir bölümü kendi kendine zaman içerisinde düzelebilen geçici etkilerden oluşurken, bazıları da sağlığı tehdit edebilecek olan etkiler olarak karşımıza çıkıyor. Fakat genellikle sağlığı olumsuz yönde etkileyen durumlar ile oldukça nadir karşılaşılıyor ve çok az insanda ortaya çıkıyor. Tüp bebek tedavisi sırasında ilaçların vücuda girmesi için zaman zaman enjeksiyon yöntemi kullanıyor. Enjeksiyon yapılan bölgede nadiren de olsa bazı şişlikler ve tahribat meydana gelebiliyor. Uygulanmakta olan enjeksiyonlardan sonra baş ağrısı ve göğüs uçlarında oluşmakta olan hassasiyet, karşı karşıya kalınan en büyük şikayetler arasında yer alıyor. Bununla beraber sıcaklık basması ve gün içerisinde kendinizi yorgun hissetmeniz gibi psikolojik etkiler de ortaya çıkabilir. Tüp bebek tedavisi sırasında kullanılmakta olan ilaçlar, vücuttaki hormon seviyesini ciddi anlamda değiştirmeye başladı için anne adayları kilo almaya başlayacaktır. Hormonların seviyesini değişmesine bağlı olarak işte seviyesinde genel olarak artış olacak ve vücut içerisinde tutulmakta olan su miktar artış gösterecektir. Bildiğiniz gibi vücut içerisinde su birikmesi ile beraber ödem oluşma riski daha sık ortaya çıkar. Tüm bunlara bağlı olarak birkaç kiloluk artış, tedavi sürecinde meydana gelebilir. Fakat tedavi sürecinde yemek yemek konusunda aşırıya kaçmazsanız uzun süre boyunca kilo almadan tedaviye devam edebilir ve tedavi tamamlandıktan sonra kısa süre içerisinde almış olduğunuz kiloları verebilirsiniz.

Tüp Bebek Tedavisi Kansere Sebep Olur Mu?

Halk arasında en çok tartışılan konulardan bir tanesi de tüp bebek tedavisi sırasında uygulanmakta olan ilaçlardan dolayı kanser riskinin artıp aratmadığı konusunda oluyor. Bu konu ile ilgili olarak hem dünya genelinde hem de ülkemizde ciddi anlamda araştırmalar yapılmıştır. Fakat araştırma sonuçları gösteriyor ki kullanılmakta olan ilaçların yumurtalıklar veya meme kanseri üzerinde direkt bir etkisi bulunamamıştır. Tüp bebek tedavisi olan kişilerde zaman zaman kanser gibi olumsuz durumların meydana gelse de bu durumların ortaya çıkma sebebinin ilaçları olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Aynı zamanda tartışma konularından bir tanesi de tüp bebek tedavisinden sonra menopoz riskinin çok daha fazla olduğu ile ilgili. Menopoz, bildiğiniz gibi kadınların yumurtalıklarındaki yumurta üretiminin durması sonucunda ortaya çıkan ve her kadında meydana gelen bir dönem olarak bilinmektedir. Uygulanmakta olan ilaçlar ve tedavi kesinlikle menopoz döneminin daha erken gelmesine veya buna benzer olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına sebep olmayacaktır. Tüp bebek tedavisinde kullanılmakta olan ilaçların büyük bir bölümü sadece yumurtalıkların çok daha aktif bir şekilde çalışmasını teşvik eder ve böylece yumurta üretimini artırır. Yani vücudunuzdaki diğer organlar ile aslında çok alakası yoktur. Kan yolu ile uygulanmakta olan ilaçlar direkt olarak vücutta ilgili bezleri uyararak hormon seviyesinin artıp azalmasına yardımcı olur. Tüp bebek tedavisi sırasında uygulanmakta olan ilaçlardan çekinmeniz ve sırf bu sebeplerden dolayı tedaviden kaçmanızı gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değildir.

İlaçlar Ne İşe Yarar ve Nasıl Etki Gösterir?

Tüp bebek tedavisinde kullanılmakta olan ilaçlar, yumurtalıkların gelişmesine ve böylece daha sağlıklı yumurta hücrelerinin oluşmasını destek olur. Zaman zaman anne vücuduna veya doktorların uygulama prensibine bağlı olarak yumurtalıklarda aşırı derecede büyüme, bulantı ile beraber kusma gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. OHSS sendromu olarak bilinmekte olan bu durum, daha önceki yazılarımızda da bahsetmiş olduğumuz gibi 3 farklı seviyede meydana geliyor. Genellikle ülkemizde bu sendromun birinci ve ikinci seviyesi ortaya çıkabiliyor. Genel olarak birinci seviyede sendroma yakalanan kişilerde tedavi süreci oldukça kolay olduğu için bu konuya kafanızı takımınıza gerek yoktur. Eğer tüp bebek tedavisine başladıktan kısa bir süre sonra bulantı, kusma ve karın şişliği gibi şikayetleriniz ortada çıkarsa, fazla vakit kaybetmeden doktor kontrolünden geçmenizi tavsiye ediyoruz. Sürekli olarak hormonlar kontrol altında tutulursa, tüp bebek tedavisi sırasında herhangi bir problem ortaya çıkmayacaktır. Ayrıca bahsetmiş olduğumuz olumsuz durumun ortaya çıkma oranı, yapılan araştırmalara göre sadece %1’dir. İlk belirtiler yumurta toplama işlemi yapıldıktan sonra 4-5 gün içerisinde ortaya çıkar ve eğer ileri seviyelerde değilse kendi kendine bile iyileşme gösterebilir.

Yan Etkilerden Korunmak İçin

Tüp bebek tedavisi sırasında ortaya çıkan sorunları ve yan etkileri azaltmak için dikkat etmeniz gereken birkaç önemli unsur vardır. Öncelikle daha önceden kendinizi tanıdığınız için eğer herhangi bir maddeye karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsanız, bu durumları doktora detaylı bir şekilde anlatmanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü bazen ilaçların içerisinde bulunmakta olan etken maddeler alerjik reaksiyonları hızlı bir şekilde gelişmesine sebep olabilir. Eğer siz alerjik reaksiyon göstermiş olduğunuz maddeleri doktorlara belirtirseniz, mümkün olduğu kadar bu ilaçları kullanmaktan uzak duracaklardır. Yan etkilerden korunmak için en önemli bir yol ise onların gelişmesine izin vermemektir. Yani tedavi başladıktan sonra düzenli olarak doktor kontrolünden geçerseniz meydana gelebilecek olan yan etkilere karşı çok daha erken seviyelerde teşhis konulabilir. Böylece tedavi yöntemleri çok daha kolay olacaktır. Aynı zamanda doktorunuz tarafından size verilmekte olan tavsiyeleri de mutlaka dikkatli bir şekilde uygulamayı özen gösterin. Genel olarak doktorlar meydana gelebilecek olan risklere karşı hastaları uyarırlar ve bazı aktiviteler yapmaktan veya besin maddelerinin tüketmekten uzak durmanızı tavsiye ederler. Eğer bu tavsiyeleri göz önünde bulundurmaz ve dikkatsiz bir şekilde davranırsanız yan etkiler çok daha kısa süre içerisinde ortaya çıkacaktır. Vücudunuzun ortaya koydu alerjik reaksiyonlara karşı doktorlar tarafından tavsiye edilmekte olan başka ilaçlar sayesinde de tedavi yöntemleri geliştirmeniz mümkün olabilir.

Çoğul Gebelik Riski

Tüp bebek tedavisi sırasında üreme hücreleri dış ortamda birleştirildiği için kaç adet embriyo hücresinin üretileceği tamamen doktorun kendi kontrolü altındadır. Ülkemizde ve dünya genelinde yasal sınır anne rahmi içeresine sadece bir embriyo yerleştirmektir. Fakat bazı hastanelerde doktorlar başarı oranını arttırmak için 2 ve 2’den daha fazla embriyoyu rahim içerisinde yerleştirebiliyor. Tamamen yasal olmayan yöntemler ile uygulanmakta olan bu uygulama yüzünden rahim içerisinde yaklaşık olarak 3 ile 4 farklı embriyo gelişmeye başlıyor. Bu da doğal olarak 3 ya da 4 bebeğin aynı ortamda gelişmeye çalışması anlamına geliyor. Annelerin vücudunda bulunmakta olan besin maddeleri 4 adet çocuğa yeterli olmayacağı için hem bebeklerin sağlıklı bir şekilde gelişmesi engelleniyor hem de bebekler anneden çok fazla besin maddesi talep ettiği için annenin sağlığı zaman içerisinde kötüye gitmeye başlıyor. Genellikle uygulanmakta olan birden fazla embriyo transferi sonucunda ölü doğan bebeklerin sayısı oldukça fazla. Hem bu durum cinayet olarak değerlendiriliyor hem de sağlığınızı kaybetmenize sebep oluyor. Bu yüzden de tüp bebek tedavisinde uygularken mutlaka tek embriyo transferi yapmaya özen gösteriniz. Aksi takdirde çoğul gebelik olarak adlandırılan olumsuz durum ile karşı karşıya kalabilir ve sahip olduğunuz sağlığınızı da günden güne kaybetmeye başlayabilirsiniz. Eğer tüp bebek tedavisi uygulamak ve bebek sahibi olmak istiyorsanız, mutlaka sadece bir adet embriyo transfer ettiriniz. Daha sonra da transfer edilen bu embriyonun yaşaması için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız. Genellikle bir adet transfer edilmiş olan embriyoların vücut içerisinde tutunma ve gebelik durumu ortaya çıkarma ihtimali, çoklu embriyolara göre daha fazla oluyor. Embriyo transferi yapıldıktan sonra vücuttaki hormon seviyesini düzenli tutarsanız ve dengeli beslenmeye özen gösterirseniz, transferlerin başarı oranını kendiniz de artırabilirsiniz. Bahsetmiş olduğumuz unsurlara dikkat ederek sağlıklı bebek sahibi olma yolunda önemli adımlar atacaksınız.

Tedavide Başarısızlık

Tüp bebek tedavisi sırasında uygulanmakta olan yöntemler her ne kadar gelişmeye devam ediyor olsa da hâlâ %100 olarak başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir. Tüp bebek tedavisi sırasında oluşabilecek başarısızlık durumlarına karşı anne ve babalar hem psikolojik hem de fiziksel olarak hazır olmalıdır. Psikolojik olarak kendinizi bu duruma hazırlarsanız, başarısızlık karşısında çok daha güçlü bir şekilde durabilirsiniz. Aynı zamanda vücut sürekli olarak üreme hücresi ürettiği için zaman içerisinde yıpranmaya başlayacaktır. Bu yorulma sürecini tedavi etmek ve vücudunuza dinlenmesi için fırsat tanımak istiyorsanız, tedaviye yaklaşık olarak 3 ay boyunca ara vermeniz tavsiye ediyoruz. Daha önceki yazılarımızda da belirtmiş olduğumuz gibi 3 aylık verilmiş olan aralar, vücudun hücreleri yenilenmesi ve çok daha sağlıklı üreme hücreleri ortaya koyması için gerekli olan süreyi fazlasıyla karşılamaktadır.

 

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.