Yemek Borusu (Özofagus) Atrezisi

Yemek Borusunun Görevi

Yutak ile mide arasında bulunan ve yetişkin bir insanda yaklaşık 20 ila 25 cm uzunluğa sahip olan yutak borusu beslenmede önemli bir organdır. Besinleri alt uç kısmında yer alan büzücü kastan geçiren ve mideye gönderen yemek borusu yeniden kasılarak besinlerin geri çıkmasını da önler. Mideden geriye doğru bir akış olmaması için yutma eylemi dışında sürekli kasılı kalır.

Yemek Borusu (Özofagus) Atrezisi

Yemek Borusu (Özofagus) Atrezisi Nedir?
Özofagus atrezisi kısaca yemek borusunun olmamasıdır. Doğuştan olan bir anormallik olarak değerlendirilen bu durum yemek borusunun anne karnında bir bölümünün gelişmemesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle yemek borusunun orta bölümünde gelişme olmadığından yeni doğan bebeklerde özofagus atrezisi yemek borusunun orta bölümde görülür. Bu anormallikte yemek borusu tam olarak gelişmediği için işlevini de yerine getiremez ve dolayısıyla mideye besinlerin ulaşmasını sağlayan yol da kapalıdır.

Özofagus Atrezisi Ne Sıklıkla Görülür?
Yemek borusu atrezisi oldukça ender görülen bir durumdur. Yaklaşık olarak her 2500 ila 5000 doğumda bir özofagus atrezisi görülür. Bebeğinde bu durum görülen kadınların en büyük endişelerinden biri de bir sonraki gebeliklerinde bebeklerinde yine bu durumun ortaya çıkıp çıkmayacağıdır. Ancak sonraki hamilelikte yeniden özofagus atrezisi olma ihtimali % 1’den daha azdır.

Özofagus Atrezisi Nasıl Oluşur?
Gebelik döneminde bebeğin yemek borusu, foregut olarak adlandırılan ön bağırsağın ilk bölümünden oluşmaktadır. Gebelik sürecinin 4. haftası ila 5. haftası arasında tüpe benzeyen dokunun ön kısmından akciğer tomurcuğu olarak adlandırılan doku bebekte gelişmeye başlar. Bu tomurcuk doku aşağı yönlü bir gelişme seyri izler. Bu esnada bir perde dokusu oluşur ve bu perde ön bağırsağı iki farklı parçaya ayırır. Bu iki parçadan biri nefes almayı sağlayan kanalları ve akciğeri oluştururken diğer parça da yemek borusunu oluşturur. Perde dokunun boğaza ulaşması neticesinde ise yemek borusu ve soluk borusu olmak üzere iki farklı giriş meydana gelir. Kısa sürede gelişimin devam etmesiyle beraber tüp şekline bürünen bu iki doku tam anlamıyla ayrışır. Bu ayrışma sırasında ön bağırsak dokusunun yemek borusu kısmında bir eksiklik oluşmasıyla beraber özofagus atrezisi gelişir. Kısaca hava yollarının tam olarak ön bağırsaktan ayrılmaması neticesinde meydana geldiği söylenebilir.

Kaç Çeşit Özofagus Atrezisi Var?
Toplamda 5 farklı çeşit özofagus atrezisi bulunur. Bu gelişme anormalliğinin tipleri, yemek borusu oluşurken kanal şeklinde bir bağlantının kalmasına göre belirlenir. Yemek borusu atrezisi görülen kişilerin dörtte üçünden daha fazlasında aynı tip özofagus atrezisi mevcuttur. Bu hastalığa sahip olan kişilerin % 4’ünde ise yemek borusu bölümünde aslında herhangi bir eksiklik olmaz. Soluk borusunun iki parçaya ayrıldığı yerin üzerinde, bu bölümü yemek borusu ile ayıran ve fistül olarak adlandırılan bir doku yer alır. Bu anormallik ise H tipi fistül olarak adlandırılır.

Özofagus Atrezisi Belirtileri Nelerdir?
Bu anormallik oldukça net belirtiler vermektedir. Yapılan basit bir muayene ile teşhisi konabilen bir hastalıktır. Özofagus atrezisi belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ağızda Köpürme ve Fazla Tükürük Salgısı

Bebeklerin dünyaya gelmesiyle birlikte özofagus atrezisi olduğuna dair ilk belirti bebeğin ağzında fazla miktarda tükürük birikmesidir. Aynı zamanda tükürük salgısı köpürme şeklinde de görülebilir. Bunun nedeni bebeklerin ağızlarında salgılanan tükürük salgısını yutamıyor olmalarıdır. Ancak ağızda bu salgı salgılanmaya devam ettiği için dışarı doğru akmaya başlar. Bebekler soluk alıp verdikçe tükürük salgısında köpürmeler meydana gelir. Bazen anneler bu durumdan şüphelenmediği için bebeği muayene etmesi için hekime götürmez. Teşhisin daha geç konması durumunda ise emzirilen bebeğin ağzından ve burnundan süt geri gelir. Bu durum bebeklerde solunum sıkıntısına sebebiyet verebildiği için hayati tehlike yaratabilir. Bulgulardan herhangi biri görüldüğünde derhal hekime başvurulması gerekir.

  • Öksürük ve Morarma

Genellikle H tipi olan özofagus atrezisi durumunda öksürük ve morarma daha yaygın şekilde görülen bir belirti olur. Bunun nedeni bu kişilerde beslenmeye dair bir sorunun daha az yaşanmasıdır. Bu nedenle öksürme ve öksürme esnasında solunum yetersizliği nedeniyle morarma ortaya çıkar. Bunun nedeni beslenme esnasında alınan gıdanın fistül adı verilen kanaldan soluk borusuna kaçmasıdır. Bu durum bebeklerde oldukça şiddetli öksürüğe ve beraberinde morarmaya sebebiyet verir. Sıvı soluk borusuna kaçtığı için akciğerlerde sıvı birikmesine neden olur. Bununla beraber akciğerlerde enfeksiyon gelişir. Bazı durumlarda ise soluk borusuna kaçan sıvı önce yemek borusuna sonra da mideye geçiş yapabilir. Bu sorun yaşandığında ise bebeklerin göbeğinin hemen üst kısmında bir şişlik ortaya çıkar.

Özofagus Atrezisi Tedavisi Nedir?
Özofagus atrezisi tedavisinde en temel prensip yemek borusunda eksik olan bölümün giderilmesi ve dolayısıyla yemek borusunun devamlılığının sağlanmasıdır. Hangi tip özofagus atrezisi geliştiğine bağlı olarak uygulanan tedavi de değişebilir. Şayet yemek borusu ve soluk borusunun uçlarının birbirine çok yakın olmasından kaynaklanan bir problem mevcutsa basit bir müdahale ile bu uçlar birbirinden ayrılabilir. Özofagus atrezisi tedavisinde ameliyat da tercih edilebilmektedir. Özellikle en sık karşılaşılan tipte cerrahi müdahale zorunlu olabilmektedir. Yapılan ameliyat ile soluk borusunun yapışmış olan bölümüne kesi uygulanarak dokular ayrılır. Aynı zamanda soluk borusunda bu kesi nedeniyle meydana gelen açıklık da onarılır. Dikiş yöntemi ile soluk borusu ve yemek borusunda süreklilik sağlanır.

Özofagus Atrezisi Ameliyatı Sonrasında Yaşananlar
Ameliyat gerçekleştirildikten hemen sonra bebeğin yoğun bakımda kalması gerekmektedir. Hekimin belirlediği süre boyunca yoğun bakım ünitesinde solunum cihazına bağlı olarak bebeğin istirahat etmesi sağlanır. Ameliyat esnasında bebeğin midesine sonda ile göğüs tüpü yerleştirilir. Bu tüpün sabit kalması ve bir müddet çıkarılmaması gerekmektedir. Genellikle 3 ila 4 gün bebek göğüs tüpüyle beslenir. Sonrasında anne sütü ya da mama verilerek bebeğin doğal yolla beslenmeye geçmesi sağlanır. Ameliyatın ardından 5 ila 7 gün sonrasında mideye yerleştirilen bu sonda çıkarılır. Ancak çıkarılmadan önce bir ilaç verilerek film çekilir ve ameliyat ile hedeflenen görünümün elde edilip edilemediği kontrolden geçirilir.

Ameliyatın ardından bebek taburcu edildiğinde gastronomi ile beslenmesine devam edilmesi gerekir. Bu süreç yaklaşık 6 ay kadar sürebilir. Çünkü ameliyat ile yapılan onarımın ardından yemek borusu uçlarının uzayacağı beklenir. Zamanla yemek borusunun doğal görünüme en yakın şeklini alması beklenir. Bu da 6 ay ila 7 ay gibi bir zaman dilimini zorunlu kılar. Bu süreçte bebeğin ağız yoluyla beslenmemesi, midesine yerleştirilen tüp ile beslenmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu sürenin sonunda yeniden gerekli tetkikler yapılarak ikinci bir ameliyatın gerekip gerekmediğine karar verilir. Şayet ihtiyaç duyulursa yeniden ameliyat planlaması yapılarak soluk borusu ve yemek borusu uçlarında bir onarım gerçekleştirilir.

Özofagus Atrezisi Tedavisinde Yaşanabilecek Sorunlar
Bu rahatsızlığın tedavisinde karşılaşılabilecek en önemli sorun dikiş yerlerinde kaçak olma ihtimalidir. Bu kaçak maalesef bebeklerde hem tükürük salgısının hem de mamanın ya da anne sütünün göğüs boşluğuna kaçmasına sebebiyet verebilir. Bir diğer risk de dikiş yerlerinde darlık oluşmasıdır. Genellikle iki ucun birbirine çok yakın olması nedeniyle ortaya çıkan bu durum ameliyattan yaklaşık 3 ay sonrasında çekilen film ile anlaşılabilir. Darlık tespit edilmesi halinde özel bir cihaz kullanılarak bu darlık giderilmektedir. Genellikle sadece bir defa bu cihaz ile yapılan genişletme yeterli olur. Ancak ender durumda ikinci ya da üçüncü kez genişletme gerçekleştirilmesi de gerekebilmektedir. Ameliyat sonrasında görülebilecek bir diğer risk de mide reflüsüdür. Kusma şeklinde kendini belli edebilen mide reflüsü de ameliyattan sonra uygulanabilecek farklı tedavi yöntemleri ile giderilebilir.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ