Rahim (Endometrium) Kanseri Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Hastalığın Oluşumu, Tanı ve Tedavi Süreci

Günümüzde en sık karşılaşılan hastalıklardan biridir kanser. İnsan vücudunun dokularını oluşturan, sağlıklı hücreler düzenli bir şekilde doğar, gelişir, bölünür ve ölürler, tabi bu durum genetik bir kontrol altında devam etmektedir. İşte düzenli bir işleyiş içersinde olan bu kontrol sisteminin bozulmasıyla, yani; hücrelerin çok fazla sayıda oluşmaya başlaması veya oluşan hücrelerin ölmemesi sonucunda, artan bu hücreler bir tümör dokusu oluşturur. Bu durum da, kanserin oluşmasına zemin hazırlar ve buna bağlı olarak iyi huylu tümörler (kanser olmayan) ya da kötü huylu tümörler (kanser) olarak değerlendirilirler. Her geçen gün, kanser de erken tanının ne kadar önemli olduğu ile ilgili, toplum daha bilinçli hale gelmektedir. Çünkü; kanser, erken tanı konulduğu takdirde, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. O nedenle, her bireyin korkmadan, sağlıklı iken, genel sağlık taramalarını, düzenli olarak yaptırmaları gerekmektedir.

Rahim (Endometrium) Kanseri Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Dünyada ve ülkemizde, meme, kolon ve akciğer kanserlerinden sonra en sık görülen, özellikle yaşlı ve postmenopozal ( adet kesilmesi sonrası dönem) kadınlarda görülen jinekolojik kanser türüdür. Rahim (endometrium) kanseri ya da tıbbi literatürde “uterus kanserleri”  denildiğinde, rahim iç tabakasını oluşturan, (endometriumdan) rahim iç zarından kaynaklanan kanserler olarak bilinmektedir. Genellikle, görülme sıklığı menopoz sonrasında, 40-50 ‘li yaşların üstündedir. Hastalığın kesin bir tarama testi olmayıp, erken belirtilerinden biri olan, menopozdan sonra oluşan herhangi bir vajinal kanama veya lekelenme gibi durumlar kanserin erken dönemde saptanmasını sağlayabilir.

Ayrıca, rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra, daha çabuk kadın üreme organlarına yayılma eğilimi gösterir, ilk olarak rahim ağzı, tüpler ve daha sonra yumurtalıklara yayılır. Eğer, hastalık daha ileri bir evrede ise, lenfatik damarlar vasıtasıyla vücudun diğer organlarına da atlayabilir, lenf veya kan yoluyla kanserin yayılmasına “metastas” denilmektedir.

Bütün hastalıklarda olduğu gibi erken tanı ve teşhisin konulması, tedaviyi iyi yönde sonuçlandıracağı gibi, daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmenizi sağlamaktadır. Rahim kanserinin de erken teşhis ve tedavi edilmesi ile, istatiksel rakamlara göre 10 kadından 9’unun iyileştiği ve normal hayatına döndüğü gözlemlenmiştir.

Rahim Kanserinde Görülen Risk Faktörleri

Rahim kanserinin daha riskli olduğu durumlar arasında, ileri yaşlarda olmak, erken adet görme yaşı, aynı zamanda geç menopoza giren kadınlar, hiç doğum yapmamış ve hamile kalma ihtimali olmayan (kısırlık), adet düzensizlikleri olanlar, şişmanlık, şeker hastalığı (diabet), yüksek tansiyon hastaları, bazı hormon ilaçlarının uzun süre kullanılması, kendisinde veya ailesinde kalın bağırsak kanseri veya endometrium kanseri öyküsü olan kadınlar bulunmaktadır.

Rahim Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Rahim kanserinin ilk bulgularından biri olan, menopoz sonrasında görülen vajinal kanama, kötü kokulu vajinal akıntı ve ağrı olması ile çoğunlukla hemen doktora başvuran hastaların, ancak belli bir kısmında, rahim kanseri olduğu tespit edilmiştir. Geriye kalan hastalarda, bu durum aynı zamanda yumurtalık, vajina ve rahim ağzı kanserlerini de düşündürmektedir. Adet gören daha genç hastalarda ise, düzensiz adet kanamaları şikayetleri görülmektedir. Önemli olan, 40 yaş üzerinde ve menopoz sonrasında, özellikle pıhtılı ve yoğun vajinal kanama şikayeti olanlar, rahim kanseri riskine karşın, doktora başvurmalıdır.

Periyodik aralıklarda jinekolojik muayeneden geçen kadınların, vajinal ultrason ile rahim içi zarı ölçümleri yapılması da, rahim kanseri ile ilgili değerlendirmede yardımcı olmaktadır. Kadınlarda menopozdan sonra, endometrium takibinde kalınlaşma olması durumunda da, rahim kanseri olasılığı düşünülmektedir.

Rahim Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

Hastalıkla ilgili hiçbir şikayeti bulunmayan kadınlarda, rahim ( endometrium) kanseri için herhangi bir tarama testi bulunmamaktadır. Rahim kanserinin tanısında, hastalığın erken belirtiler göstermesi nedeniyle, teşhis konulabilir. Fakat rahim kanserinde kesin tanı konulabilmesi için, bazı yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerden, rahim içinin kamera ile görüntülenmesi, rahim içersinden kürtaj yolu ile parça alınması (probe küretaj) ve alınan parçanın patolojik açıdan uzman tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Histeroskopi  : Rahim içini ışıklı, ince bir teleskop yardımıyla gözlemlenmesi veya cerrahi müdahale yapılması sağlayan bir tetkiktir.

Endometrial Biyopsi  : Rahim içinden ince bir plastik kateter aracılığıyla, küçük bir parça dokunun alınması ve incelenmesi ile anormal hücrelerin kontrol edilmesi sağlanır.

Vajinal Ultrason : Rahim büyüklüğünü ve rahim içini kaplayan dokunun kalınlığının kontrol edilmesi kullanılan bir tetkiktir.

Kürtaj : Rahim ağzının açılıp, genişletilmesi ile içerideki dokunun nazikçe kazınması veya şırınga ile çekilmesi ile uygulanır.

Bu yöntemler kullanılarak alınan parçaların, patoloji sonucuna bağlı olarak, rahim kanseri tanısı konulmuş ise, kanser hücrelerinin davranış potansiyelini gösteren, hücresel kanserin derecesi (grade) belirtilmektedir ve bundan sonra rahim kanserinin yayılma derecesini belirleyen ek tetkikler yapılmaktadır.

Ayrıca, pap-smear testi rahim kanserinin erken tanısı için uygun olmayıp, bu test özellikle rahim ağzı (serviks) kanserinin tanısında önemli rol oynamaktadır. Yani rahim kanserinde, rahim dokusunun incelenmesi ile teşhis konulurken, smear testinde, rahim ağzı kanseri için tarama yapılarak, teşhis konulmaktadır.

Rahim Kanserinin Tedavisi

Rahim (endometrium) kanserinin tedavisine başlarken, öncelikle kanserin tipi, derecesi, evresi, hastanın genel sağlık durumu ve kişisel tercihleri dikkate alınmalıdır. Endometrium kanserinde amaç, kanserli olan dokunun vücuttan mümkün olduğunca uzaklaştırılmasıdır. Hastalığın tedavisinde, cerrahi yönden rahmin alınması ( histerektomi operasyonu) öncesinde, hastanın fiziki muayenesi yapılmalı, tam kan sayımı, biyokimya içeren bazı kan değerlerine ve akciğer filmine bakılmalıdır.

Ameliyat esnasında, rahim alınmasının yanı sıra, çift taraflı tüplerin ve yumurtalıkların da alınması ile ayrıca, hastalığın ne kadar ilerlediğini anlamak için, karın içersinden örnekler alınıp, karın boşluğunun da dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi rahim kanserinin tedavisi için oldukça gereklidir. Bunlarla birlikte ek olarak, aort damarı etrafında bulunan lenf bezlerinden de örnekler alınabilir. Ameliyattan sonra, alınan bu parçaların hepsi, patolojik açıdan değerlendirilerek, hastalığın ne kadar yaygın olduğuna bakılır.

Eğer, kanser rahim dışına yayılmamışsa, rahmin alınması yeterli olur, fakat kanser rahim dışında lenf dokularına veya diğer organlara yayılmışsa, ek tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Hastalığın, rahim dışına yayılma riskine karşı olarak, lenf bezlerinin de çıkarılması gerekmektedir. İlerlemiş evrede olan rahim kanserleri için, ameliyatta sonra, radyasyon (ışın) tedavisi ve bazı durumlarda da ilaç tedavisi (kemoterapi) uygulanmaktadır. Günümüzde teknoloji alanındaki gelişmeler sayesinde, ameliyatların birçoğunun laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemiyle de yapıldığı bilinmektedir.

Tedavi sürecinden sonra, radyasyon almayan kadınların, hastalığının tamamen ortadan kalktığından emin olmak için, en geç 3- 4 ayda bir doktor kontrolünden geçmeleri gerekmektedir. İyileşme gözlendikçe doktor tarafından kontrol sıklığı daha da azaltılabilir. Radyasyon tedavisi gören kadınlar, doktor kontrollerine daha seyrek gidebilirler, çünkü kanser olan bölge tamamen temizlenmiştir. Eğer, hastalık daha erken bir evrede fark edilmişse, % 85 -90 hastada uzun bir süre kanser bulgusuna rastlanmaz, ama hastalık çok ilerlemiş bir evrede olursa, o zaman hastanın iyileşme şansı düşer.

Rahim Kanserinden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

Rahim kanseri riski bulunan şeker hastaları, düzenli kontrollerini yaptırmalı ve şeker seviyelerini kontrol altına alınmasını sağlamalıdır. Obezite (şişmanlık) sorunu olan kadınların, uygun vücut kilolarını korumaları, rahim kanseri riskini azaltmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, doğum kontrol ilaçlarının 10 yıl kadar koruma etkisi ile rahim kanseri riskini azalttığı gözlemlenmektedir. Ayrıca her kadının, menopoz dönemine girmeye başladığından itibaren, doktorlarından rahim kanseri riski hakkında bilgi alması ve gerekli kontrollerini yaptırması gerekmektedir.

Tedavi sonrasında takip de unutulmamalı, ilk 3 yılda doktor takibi daha sık olurken, bu süre içinde hastalığın %75 oranında tekrar ortaya çıkma olasılığı bulunmaktadır. Ama doktor takibini, tam yaptıran hastalarda bu olasılık yok denecek kadar azdır.

 

 

 

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.