Mikroenjeksiyon Tüp Bebekten Farklı Mıdır?

Tüp Bebek Tedavisinde Alternatifler

Tüp bebek tedavisi uygulanırken çeşitli birçok yöntem sayesinde hamile kalma oranını arttırmak isteyen doktorların sayısı oldukça fazla. Hem bebek sahibi olmak isteyen anne ve babalar için de oldukça yararlı olan bu özellikleri kullanmak için tıp dünyasında çeşitli gelişmelerin olduğunu söyleyebiliriz.

Mikroenjeksiyon Tüp Bebekten Farklı Mıdır?

Mikroenjeksiyon Nedir?

Tüp bebek tedavisi sırasında anne ve babadan alınmış olan üreme hücreleri herhangi bir düzene bakılmaksızın dış ortamda birbirleri ile birleştirilir ve bu şekildeki yapay bir döllenme yapılmış olur. Bu döllenme ile meydana gelen hücreler ise anne rahmi içerisinde konularak gelişmesi beklenir. Tüm bu işlemler sırasında herhangi bir şekilde hücre seçimi yapılmadığı için nasıl bir bebek sahibi olacağınız tamamen üreme hücrelerinin yapı ve özelliklerine göre değişiklik gösterecektir. Mikroenjeksiyon yöntemi ile bahsetmiş olduğunuz bu rastgele hücre seçimi durumunu mümkün olduğu kadar azaltmış durumda. Babadan alınmış olan milyonlarca sperm hücresi içinden seçim yapmaya olanak sağlayan mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde en sağlıklı sperm hücresi tespit edilerek bu hücre ile döllenme yapılıyor. En sağlıklı ve güçlü sperm hücresi seçildiği için döllenme ihtimali ve dolayısıyla da gebe kalma ihtimali ciddi oranda artıyor. Fakat sperm seçimi doktor tarafından yapıldığı için bir anlamda doğacak olan çocuğunuzu seçiyor da diyebiliriz. Tedavi esnasında spermlerin genetik özellikleri belli olduğu için döllenmeden sonra meydana gelecek olan bebeğin özellikleri az çok belli olacaktır. Eskiden oldukça zor uygulanmakta olan mikroenjeksiyon yöntemleri günümüzdeki teknolojik gelişmeler sayesinde artık hemen hemen herkes üzerinden uygulanabilen alternatif tedavi yöntemleri arasında girmeyi başarmış durumda.

Mikroenjeksiyon ve Tüp Bebek

Mikroenjeksiyon yöntemi bilinenin aksine aslında tüp bebek tedavisi sırasında uygulanmakta olan bir alternatif yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Normal şartlarda spermler arasında rastgele seçim yapılır. Fakat yumurta hücresinin belirli bir sperm hücresiyle döllenmesine yardımcı olan mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde başarı oranı ciddi anlamda artıyor. Eğer siz de bu yöntem ile bebek sahibi olmak istiyorsanız ayrıca bir tedavi yöntemi uygulamanıza gerek yok. Çünkü tüp bebek tedavi süreci içerisinde doktorunuza bu isteğinizi belirterek mikroenjeksiyon yöntemi kullanabilirsiniz. Seçilmiş olan sağlıklı sperm hücreleri sayesinde hem gebe kalma ihtimali artıyor hem de genetik olarak çok daha sağlıklı bir bebek sahibi olabiliyorsunuz. Mikroenjeksiyon yöntemi son zamanlarda günden güne ilerlemeye devam eden bir işlem olduğu için gitmiş olduğunuz her hastanede bu yöntemi uygulanacak olan donanım bulunmuyor olabilir. Eğer bu yöntem ile tüp bebek tedavisi uygulamak istiyorsanız internet üzerinden ülkemizdeki donanımlı hastaneler hakkında bilgi alabilir ve bu hastaneleri ziyaret ederek bahsetmiş olduğumuz hizmetten sizler de faydalanabilirsiniz. DNA hücreleri bu yöntem ile fiziksel olarak elde edilebildiği için meydana gelebilecek olan herhangi bir genetik bozukluk gibi durumda da dışarıdan müdahale etmek oldukça kolay hale geliyor. Tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki tek fark sadece uygulanma yöntemidir. Tüp bebek tedavisi sırasında spermlerin içerisinden herhangi bir tanesi seçilecektir. Mikroenjeksiyonda ise bunun aksine doktor tarafından en sağlıklı olan sperm hücresi seçilir.

İlk Uygulaması Ne Zaman Olmuştur?

Her ne kadar son yıllarda oldukça popüler bir hale gelse de aslında ülkemizde ilk olarak 1992 yıllarında uygulanmaya başlamıştır. Erkeklerden kaynaklı hamile kalamayan bayanlar için uygulanmakta olan tedavi yöntemi zaman içerisinde tıp dünyasında ciddi anlamda büyük bir yenilik olarak kabul edilmiştir. Daha sonra sadece erkekten kaynaklanmakta olan gebelik problemleri değil aynı zamanda yumurtanın kabuğunun çok sert olmasına karşı da mikroenjeksiyon yöntemi kullanılmaya başlanmıştır. Yumurta kabuğunun yumuşaması sayesinde sperm hücreleri, yumurtaya çok daha kolay bir şekilde girebildiği için yine tüp bebek tedavisi sırasındaki başarı oranı artmıştır. Özellikle belirli yaşın üzerindeki erkeklerde sperm kalitesi ciddi anlamda düşüş gösterdiği için mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde spermlerin aralarında en sağlıklı olanı hücre tespit edilebiliyor. 1992 yılında uygulanmaya başlanmış olan yöntem özellikle 2000’li yılların son zamanlarına doğru çok daha büyük oranda gelişme göstermiş ve başarı oranını artırmayı başarmıştır.

Mikroenjeksiyonun Avantajları Nelerdir?

Mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde alınan sperm ve yumurta hücrelerinin birbiriyle başarılı bir şekilde döllenme ihtimali diğer olasılıklara göre çok daha yüksektir. Aynı zamanda eğer erkekteki sperm sayısı ve kalitesi olması gerekenden çok daha az ise mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde bu problem ile karşı karşıya olan eş adaylarına da yardımcı olmak mümkün. Mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde sadece bir adet sperm hücresi bile döllenmenin başarılı bir şekilde uygulanması için yeterli olacaktır. Azoospermi adı verilmekte olan hastalığa sahip olan erkeklerde sperm hücreleri üretilmez ve testisler tam olarak görevini yerine getiremez. Bu hastalığa sahip olan kişilerde mikroenjeksiyon yöntemi oldukça farklı bir şekilde başarıya ulaşmak yardımcı oluyor. Eğer testis içerisinde sperm hücreleri üretilemiyorsa veya üretilmiş olan hücrelerin kalitesi büyük oranda düşerse, testis içerisinde bulunmakta olan özel bölüm içerisinden alınmakta olan sıvı sayesinde sperm üretimi yapılabiliyor.

Mikroenjeksiyon Kimler İçin Uygundur?

Eğer siz de mikroenjeksiyon yöntemi ile tedavi olmak istiyorsanız birkaç önemli unsuru dikkat ederek bu tedavi için uygun olup olmadığınıza hakkında detaylı bir şekilde bilgi sahibi olabilirsiniz. Eğer sperm sayısı olması gerekenden çok daha az veya azoospermi gibi çeşitli genetik hastalıkların sahipseniz, mikroenjeksiyon yöntemini kullanmak oldukça uygun olacaktır. Çeşitli hastalıkların yanında aynı zamanda sperm üretimi sırasında çeşitli genetik bozukluklardan dolayı sağlıklı bir şekilde sperm üretemeyen hastalar bulunmaktadır. Bahsetmiş olduğumuz bu hastalık türünde yaklaşık olarak %95 oranında sperm hücrelerinde genetik bozukluk meydana geleceği için bu şekilde döllenme yapmak, engelli çocukların hayatta gelmesine sebep olabilir. Klasik tüp bebek tedavisini denemiş olan fakat uzun bir süredir başarıya ulaşamamış kişiler için de mikroenjeksiyon yöntemi kullanılabilir. Normal şartlarda kısır olarak tanı konmuş kişilerde mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde testis içerisinde bulunmakta olan özel bir sıvı ile döllenme başarılı bir şekilde yapılabildiği için bebek sahibi olmak mümkün olacaktır. Eğer siz de bahsetmiş olduğumuz problemler ile karşı karşıya kalırsanız mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde tedavi olabilir ve bebek sahibi olabilirsiniz.

Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon Başarı Oranı Karşılaştırması

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon yöntemi başarılı bir şekilde embriyo hücresi oluşturmak için uygulanmakta olan yöntemler arasında yer almaktadır. Tüp bebek tedavisi sırasında yumurta içerisinde fazla sayıda sperm gönderilir ve bunların şans eseri birbirleri ile birleşmesi beklenir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise az önce de bahsetmiş olduğumuz gibi özel olarak seçilmiş sperm hücreleri direk yumurta içerisinde konulduğu için döllenme ihtimali çok daha fazladır. Tüp bebek tedavisi sırasındaki başarı oranı yaklaşık olarak %50 olarak araştırmalar arasında yer alıyor. Eğer uzun zamandan beri tedaviyi uygulamaya devam ediyor fakat bir türlü başarılı bir şekilde döllenme gerçekleştiremiyorsanız size de mutlaka mikroenjeksiyon yöntemi denemenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü yapılan araştırmaların büyük bir bölümü gösteriyor ki mikroenjeksiyon yöntemi uygulanırken başarı oranı yaklaşık olarak %80 oranına kadar çıkabiliyor.

Maliyetler Karşılaştırması

Doğal yöntemlerle bebek sahibi olamayan eş adayları için devlet tarafından desteklenmekte olan tüp bebek tedavilerini uygulamak istiyorsanız fazla miktarda para ödemenize gerek yoktur. Zaten devlet onaylı bir işlem olduğu için tüp bebek tedavisi sırasında oldukça az ücret ödeyerek tedavilerden faydalanmanız mümkün olacaktır. Fakat mikroenjeksiyon yöntemi, devlet tarafından desteklenen bir durum olmadığı için tüp bebek tedavisinde göre biraz daha fazla para ödemeniz gerekecektir. Fakat bahsetmiş olduğumuz arada oluşmakta olan fiyat farkı, yok denecek kadar az olduğu için eğer tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olamıyorsanız, mutlaka en yakın zamanda mikroenjeksiyon yöntemini de deneyerek başarı oranınızı arttırabilirsiniz. Bu yeni yöntemle meydana gelmiş olan zigot hücreleri tüp bebekten veya normal yollarla oluşmuş olan embriyo hücresinden hiçbir şekilde farklılık göstermeyecektir. Eğer embriyo hücresi başarılı bir şekilde oluşursa, daha sonraki hücrelerin gelişimi normal bir bebekten farksız olacaktır.

 

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.