Vakumla Doğum Nedir?

Vakumla Doğum Faydaları ve Riskleri Olan Bir Yöntemdir

Doğumda vakum yöntemi kullanılacaksa, mutlaka deneyimli bir cerrah tarafından uygulanmalıdır. Vakum kullanımı kararı yerinde verilmeli ve en uygun şekilde uygulanmalıdır. Anne ve bebekte oluşabilecek komplikasyonlar en aza indirilmelidir. Vakumla doğum koşullarını taşımayan doğumlarda bu yöntem kullanılmamalıdır.

Vakumla Doğum Nedir?

Vakumla doğum normal doğum sırasında kullanılan oldukça eski bir yöntemdir. Bu yöntemin mantığı hala daha bazı yörelerimizde kullanılan kupa çekme yöntemine benzer. Bu yöntemle doğum yaptırılması 18 yüzyıl başlarında başlamıştır. Günümüzde kullanılan modern vakum çanlarının ortaya çıkışı Malmström tarafından 1950’li yıllarda olmuştur. Hala bu metal çanlarla birlikte silikondan imal edilen çanlar ile tek kullanımlık olan plastik çanlarda vardır.

Vakum ekstraktör basit olarak bir hotumla uzunda bulunan mantara benzer çandan meydana gelir. Üretildiği maddeye göre çan değişik şekillerde olabilir. Ancak her birinin çalışma tekniği aynıdır. Hortumun öteki ucu ise negatif emme basıncını oluşturan bir cihaza bağlı olur. Vakum için kullanılan çanlar genellikle 4-6 cm çaplı olabilir. Çan bebeğin kafasına uygun konumda yerleştirilir ve gereken kontroller yapılır. Vakum etkisi yaratacak cihaz açılır ve negatif basınç yaratılır. Uygun basınç oranına ulaşılınca kadının pelvis yapısına ve doğumda bebeğin kafasının takip ettiği yola uygun şekilde dışa doğru çekilerek bebeğin başı doğurtulur. Bu yapıldığı sırada mutlaka doğum kesisi yani epizyotomi yapılır.

Vakum kullanılmasını gerektiren durumlar

Doğum eyleminin ikinci aşamasında uzama olması: Daha önceden bebeğin doğum kanalında normalden uzun süre beklemesi bazı sorunların meydana geleceğini düşündürürdü. Fakat sonradan bebeğin doğum kanalında uzun süre kalmasının değil, bebeğin uzun süre oksijenden daha az yararlanmasının sorunlara neden olduğu belirlenmiştir. Bebeğin kalp atışında önemli sayılacak derecede azalma olmadığında, doğum kanalında uzun beklemesinin sakıncası olmaz.

Fetal distres: Doğumun sonlarına doğru bebekte kalp atım hızı bariz derecede düşerse, bu düşüş uzun süre devam ederse tehlike ortaya çıkabilir. Bu yüzden bebeğin zaman geçirilmeden doğurtulması çok önemlidir. Bu aşamada vakumla doğum yapılması gündeme gelir.

Doğumun ikinci aşamasının kısaltılması: Bazı hallerde doğumda ikinci aşamasının uzaması sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Örneğin annenin ıkınması mevcut kalp hastalığından dolayı sorun olabilir. Bu hallerde risk almamak için vakumla doğum uygulanabilir. Annenin yeterince ıkınamaması durumunda da bu yöntem uygulanabilir.

Vakumla doğum koşulları

 Sorunsuz şekilde vakumla doğum yapılabilmesi için bazı koşullar bulunmaktadır. Bunların arasında en önemlisi doğumda vakum kullanılmasına uygun şekilde karar verilmesi, ayrıca vakumla doğumu uygulayacak doktorun bu konudaki deneyimidir. Vakum kullanımının belli başlı şartları ise;

  • Servikal açıklığın tam olması
  • Bebeğin 36 haftadan büyük olması
  • Amniyon kesesinin açılmış olması
  • Angajman gerçekleşmesi
  • Bebeğin başıyla doğum kanalına girmiş olması
  • Baş ile pelvis uyumsuzluğunun olmaması gerekir.

Vakumla doğum kontraendikasyonları nelerdir?

Bazı hallerde doğumda vakum yöntemi uygulanamaz. Bu durumda doğum doktorunun deneyimi oldukça önemlidir. Bunlar;

  • Doğumu yaptıran cerrahın vakum konusunda deneyimsiz olması
  • Bebeğin başla gelmediği doğumlarda
  • Eğer baş ve pelvis uyumsuzluğundan şüphe ediliyorsa
  • Bebekte kanama bozukluğuna yol açabilecek bir hastalığın olması halinde
  • Bebeğin başının çıkıma gelmemesi ve yüksek olması halinde
  • Forseps takılmış ve bunda başarı sağlanamadıysa
  • Prematüre doğan bebeklerde vakumla doğum uygulanamaz.

Doğumda vakum takılmasına rağmen, yapılan 3 deneme sonucunda bebeği doğmaması halinde vakum yönteminin başarısız olduğu kabul edilerek, doğumda sezaryen yöntemine geçiş yapılır.

Vakumla doğum komplikasyonları nelerdir?

Bebekteki komplikasyonlar

Kafa içi kanama olması: Doğumda vakum kullanılmasına bağlı olarak bebekte kalıcı hasar ve ölüm riski oldukça düşük orandadır. Bebekte kafa içi kanama en fazla görülen komplikasyonlardandır. Bu sorun bazen vakum kullanılmayan doğumlarda da olsa, görülme oranı azdır. Vakumla doğumda ise, bu sorun sezaryenle doğumla aynı oranda görülür. Bu sorundan şüphe edilirse, bebeğin yoğun bakıma alınarak gözlemlenmesi gerekir. Bu tür sorunlar daha çok prematüre doğan bebeklerde görülmektedir.

Kafa derisinde ödem oluşması: Vakumla bebeğin kafasına negatif basınç uygulanması nedeniyle ödem ve şişlik oluşabilir. Bu sorunlar çok ciddi olmadığından, kendiliğinden iyileşme gösterir.

Kafa derisi altında kanama olması: Bu sefal hematom denilen bir sorundur. Bunun bebekte sarılık oluşturması dışında başka riski yoktur. 1-2 hafta içinde bebeğin iyileştiği görülür.

Kafa derisinde sıyrılma olması: Buda vakumla doğumda görülebilecek ve ciddi bir sorun yaratmayan bir komplikasyondur. Kendiliğinden iyileşme gösterir.

Annede görülen komplikasyonlar

Yırtıklar: Bu sorun vakum kullanılan doğumlarda annelerdeki en sık görülen sorundur. Vajina ve perinede oluşan yırtıklar düzgün onarıldığında, herhangi bir sorun yaratmaz. Bu yüzden ortaya çıkan ağrılarda basit ağrı kesiciler kullanılabilir.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Hemen Ara
Whatsapp
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.