Hamileyken Röntgen Odasına Girmek

Anne adayları her daim röntgen odalarından uzak durmalıdırlar.

Hamilelik dönemi hassas davranılması gereken bir dönemdir. Sadece röntgen odalarından değil tüm radyasyon yayan cihaz, eşya ve alanlardan da uzak durulması gerekmektedir.

Hamileyken Röntgen Odasına Girmek

Öncelikle hamile bir anne adayı kesinlikle radyasyon içeren, X ışınları saçan röntgen ışıklarına “ şua” maruz kalabilecek ortamlardan uzak durmalıdır. Hatta hayati bir durum söz konusu olmadıkça da röntgen filmi çekilmemelidir. Hamile bir anne adayının X ışınlarına maruz kalması bebeğini riske atacak ciddi sonuçlara sebep olacağından özellikle hastane ve kliniklerde röntgen odaları ve laboratuvarların kapılarına “ Hamileler giremez” diye uyarıcı levhalar asılmaktadır. Hamile olduğunu bilmeden ve bir başkasına hasta yakını olarak röntgen odasına giren bir anne adayı hamile olduğunu öğrendiğinde haklı olarak endişelenmekte ve bebeğinin etkilenip etkilenmediği konularında tedirginlikler yaşamaktadır. Aslında röntgen çekilen odada bulunmak da bir risktir fakat hiçbir zaman röntgeni çekilen kişi kadar odada bu çekimi bekleyen yakını aynı oranda etkilenmemektedir. Yani tekrarlanmadığı sürece ciddi bir sorunla karşılaşılması zor bir ihtimaldir.

Zorunlu hallerde hamile anne adayının röntgen filminin çekilmesi durumunda 5000 mrad dereceye ulaştığında bebek zarar görebileceğinden hamile bir anne adayının bir defa değil defalarca röntgen filmi çektirmesi gerektiğini savunanlar da vardır. Fakat yine de hamile olan anne adaylarının çok gerekmedikçe röntgen çekilmemesi tavsiye edilmektedir.

Hamile olmadan da zorunlu haller dışında doktorlar sık röntgen filmi istememektedir. Radyasyon içeren X ışınları sadece röntgen odalarında ve laboratuvarlarda değil artık günlük yaşantımızın her alanında iç içe yaşamak zorunda bırakıldığımız boyutlara ulaşmıştır.

Hamilelikte Röntgen Çekilmenin Riskleri;
Röntgen çekilme yüksek derecede radyasyon almak anlamı taşımaktadır. Radyasyon değerleri sürenin uzunluğu kısalığı, bebeğin ne kadar etkilenip etkilenemeyeceği yani rahim bölgesini içine alan bir bölgemi yoksa göğüs kafa gibi karın bölgesinden uzak bir bölgemi olmasından kaynaklı olarak etkilenme derecesi değişmektedir. Zorunlu hallerde karın bölgesinin röntgeninin çekilmesi

  • Anne karnında bebek ölümlerine sebep olabilir,
  • Bebekte büyüme ve gelişme geriliği görülebilir,
  • Kanser riskleri ve çeşit malformasyonlara rastlanabilir.

Röntgen Filmleri Ve Bilgisayarlı Tomografide Anne Karnındaki Cenin Ne Kadar Etkilenir?

Göğüs filmi: 1 mrad’dan az,
Karın filmi: 200- 300 mrad
IVP: 400- 900 mrad
Boyun, sırt ve omurilik filmleri: 1 mrad’dan az
Lumbar vertebra filmi: 400- 600’mrad
Diş filmi: 0.01 mrad
Mamografi: Çok az
Göğüs CT (bilgisayarlı tomografi): 30 mrad
Karın CT (bilgisayarlı tomografi): 250 mrad

Hamilelik Döneminde Röntgen Çektirmenin Bebek Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Öncelikle hamile bir anne adayı şartlar ne olursa olsun çok önemli bir zorunluluk olmadıkça röntgen çektirmemelidir. Zaten doktorlar da bu durumda hamile olan bir anne adayından röntgen çekmesini talep etmeyecektir. Ancak bazı özel konularda ve hayati önem taşıyan durumlarda hamile anne adayları da röntgen çektirebilmektedir. 5000 mrad sınırını aşmaması koşulu ile tıp dünyasında bebeğe zararı olmayacağı kabul edilmektedir.

Radyasyon Birimleri;
1 rad= 0.01 sievert ( Sv) = 1 rem
1 rad= 1000 mrad = 10 mGy =0.01 Gy
1 rem= 1000 mrem= 10 mSv= 0.01 Sv

Bu dozlar röntgenin halk arasında ne kadar abartıldığını göstermektedir. Yani bir akciğer filmi ya da diş veya çene filmi çekilmesi durumunda alınan radyasyon dozunun, anne karnındaki bebeğe vereceği 5000 mrad sınırının ne kadar altında olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile hamile olan anne adayının kafa, diş, çene kemiği röntgenleri ile karın bölgesindeki böbrek, bağırsaklar gibi bebeğin tamamen etkileneceği bölgelerde aldığı bebek üzerindeki dozlar da farklılıklar göstermektedir.

Hamilelikte döllenme sonrasındaki rahime tutunma aşamasına kadar yani ilk 14 gün içinde embriyo radyasyona karşı en hassas dönemindedir. Hamilelik %50 devam edebilir ve risksiz gelişme gösterir ya da % 50 düşük veya ölüm gerçekleşir. Anne adayı hamile olduğunu öğrenemeden bunu çoğu zaman anlamaz ve pıhtılı kanamayı geciken regl olarak algılayabilir.

Şayet 14 günden sonra yüksek dozda radyasyona maruz kalınırsa, o zaman fetüs (cenin) büyüme geriliği, zekâ geriliği gibi olumsuzluklarla karşılaşma riski artmaktadır. 20. Haftadan sonra ise direnç daha da artmaktadır.

Evlerimizdeki Radyasyon Tehlikeleri;
Hızla ilerleyen teknoloji yaşamımızı kolaylaştıran ve bizlere zamandan kazandıran çok sayıdaki cihaz, makine ve küçük el ve ev aletleri ile kolaylıklar sunarken, bir taraftan da sağlık açısından zararlı ve radyasyon içeren ürünlerle iç içe yaşamak zorunda bırakılmış durumdayız.

İlk akla gelen evlerimizdeki mikro dalga fırınlardır. Özellikle hamile olan anne adaylarının mikro dalga fırında yemek pişirmemeleri ya da pişirmeleri durumunda yanında durmamaları gerekmektedir. Gerçi radyasyon dozu düşük de olsa bu halk arasında böyle kabul edilmiştir. Şayet fırının kapağı tam olarak kapanıyorsa bir sorun yok demektir, fakat kaçak varsa ve kapak tam kapanmıyorsa radyasyonda sızma var demektir. Mikrodalga fırınlar non-iyonize mikrodalga radyasyon aracılığı ile yiyecekleri ısıtmaya yarar. Isıtılan yiyeceklerin tüketilmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır, kanser etkisi gibi zararlı etkilerine de rastlanılmamıştır.

Günümüzde kullanılan mikrodalga fırınlar ise zaten minimum düzeyde radyasyon enerjisi üretmektedir. Ancak kullanım talimatına uyularak ve ısıtma işlemi yapılırken yanında durulmaması gerekmektedir.

Cep telefonları da en önemli radyasyon yayan cihazlara verilecek bir örnektir. 24 saat ya cebimizde ya da gece başucumuzda yanımızdan ayırmadığımız cep telefonları gerçekten insan hayatını tehdit etmektedir. Şarj aleti fişe takılı iken telefon görüşmesi yapmak, sürekli ve uzun süre telefon görüşmeleri yapmak sakıncalıdır.

Ayrıca yatak odalarında televizyon olmamalıdır. Sabaha kadar açık durumda çalışan televizyon hem yeterince dinlenmenize engel olmakta hem de diğer elektronik aletlerde olduğu gibi az doz da olsa radyasyon yaymaktadır. Özellikle hamile anne adaylarının televizyon olmayan ortamlarda ve başucunda cep telefonu olmadan uyumaları tavsiye edilmektedir.

Röntgen odaları hastane ve kliniklerde belli metrekarelerde ve kurşunla korumaya alınmış güvenli ve korumalı alanlarken evlerimizdeki küçük radyasyonları hoyratça kullanarak belki de daha çok radyasyona maruz kalmaktayız. Hatta kamufle edilerek çocuk parklarına, konutlara yakın yerlere ve yol kenarlarına konulan baz istasyonları, AVM girişlerinde kontrol alan ve aletleri ile bilmeden ve fark etmeden günün her saatinde radyasyon ile iç içe yaşıyor olunduğunu da unutmamak gerekmektedir.

Artık cep telefonlarının kullanımının ilkokul çağlarına kadar düşmüş olması da farklı ve düşündürücü bir durumdur. Anne karnında aşırı titizlikle korunan bebekler doğduktan sonra adeta radyasyonun ortasına doğmaktadır. Yani röntgen ve içeriğindeki radyasyondan anne karnındaki bebeği koruma seçeneğimiz olsa da (röntgen çektirmeme seçeneğini tercih edebilme olanağına sahip olunsa da) bebek doğduktan sonra kontrol çok zor olmaktadır. Günümüz şartlarında teknolojik ilerlemelerin beraberinde getirdiği yaşamı kolaylaştırıcı cihazların yararları yanında sağlığımızı tehdit eden olumsuz tarafları olduğu da unutulmamalıdır. Özellikle hamile anne adayları radyasyona maruz kalabilecekleri sadece röntgen değil, bahsetmiş olduğumuz tüm bu radyasyon yayan aletlerden uzak durmalı ve bebeklerinin etkilenme ihtimalinin çok yüksek olduğunu bilmelidirler.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

2 yorum

  • Canan uyar dedi ki:

    Ben hamile olduğumu bilmiyordum röntgen çektirdim yakalarında dolaşım bozukluğu vardı birde ultrason çektiler bacaklarından bir sıkıntı olurmu neolur yardim

  • Crn dedi ki:

    Parmağıma cam girmişti, cam parçası kaldı mı diye bakmak için röntgene girdim. Kan testi yapıldı, gebelik durumu yoktu. 2 hafta sonra 65.8 Bhcg değeriyle hamile olduğumu öğrendim. 2 gün sonra değer 181.1 e çıktı. Şu an içim içimi yiyor acaba bebeğime bir şey olur mu diye. Bu konu hakkında beni aydınlatacak biri var mıdır acaba?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Hemen Ara
Whatsapp
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.