Hamile Kalmak İçin En İdeal Yaş Nedir?

Anne olmak için en uygun yaş aralığı nedir?

Yapılan araştırmalar anne olmak için en ideal yaş aralığının 20 ile 35 olduğunu göstermektedir. Anne olmak için en önemli etken, hem psikolojik hem de fizyolojik olarak hamileliğe hazır olabilmektir. Doğurganlık seviyesinin fazla, düşük ihtimalinin az olması sebebiyle uzmanlar genel olarak 20-35 yaş aralığının hamilelik dönemi için uygun olduğunu belirtmektedirler.

Hamile Kalmak İçin En İdeal Yaş Nedir?

Hamile kalmada yaş faktörü döllenmenin daha kolay olması sebebiyle önem arz etmektedir. Hamilelik için yaş önemli bir etkendir. Fakat bunun yanı sıra hamilelik için dikkate alınması gereken birden fazla faktörün olduğu unutulmamalıdır. Unutulmamalıdır ki psikolojik olarak hamileliğe hazır olma durumu da oldukça önemlidir. Bu nedenle hamilelik için yalnızca uygun yaşta olma durumu baz alınmamalıdır.

Günümüzde bebek sahibi olma yaşı giderek artmaktadır. Bazı araştırmalar bunun kadının eğitim seviyesinin artması ve işgücüne aktif olarak katılmasıyla orantılı olduğunu göstermektedir. Kadında eğitim seviyesinin artmış olması ve kadının maddi olarak ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olması durumu da hamilelik ve çocuk yetiştirme dönemlerinde faydalı olacak unsurlar arasında görülebilmektedir.

Doğurganlık Hangi Yaşta Azalıyor?
Her 100 kadından 10’unda yumurtalığın erken yaşlandığı bilinmektedir. İleri yaşta hamileliğin birtakım riskler taşıdığı bilinmektedir. Risklerin yanı sıra 40 yaşından sonra kadınların sağlıklı olmasına ve düzenli cinsel hayatları bulunmasına rağmen hamile kalma ihtimallerin düştüğü bilinmektedir.

Tüm bunlarla birlikte kadının çok erken yaşta hamileliği de ileri yaşta hamilelik kadar risk taşıyabilmektedir. Vücudun doğurganlığa hazır olduğunu gösteren adet döneminin başlamış olması, kişinin hamile kalması için fizyolojik ve psikolojik tüm etkenlerin hazır olduğunu göstermemektedir.

Herhangi bir sağlık durumu söz konusu olmadığı takdirde geç anne olmanın hamilelik sürecinde ve yetiştirmede çok fazla olumsuz etkisi yoktur.

Doğurganlığın hangi yaşlarda ne kadar azaldığıyla ilgili durum şu şekildedir;

  • Kadınlarda 20-35 yaş arası doğurganlık oranının en fazla olduğu dönemdir.
  • Yaşın ilerlemesiyle birlikte yumurtalık sayısı azalır ve özellikle 30 yaşlarının başlarında azalma hızlanır.
  • 40’lı yaşlara doğru ise yumurtalık sayısında azalma durumu en hızlı olduğu döneme girmektedir.
  • Doğurganlık oranının yaş ile ilişkisi de şu şekildedir;
  • 30 yaş – her ay için hamile kalma olasılığı %20’dir.
  • 38 yaş – olasılık %50 azalır.
  • 40 yaş – olasılık %75 azalır.

Yumurtalıkların Yaşlanmasını Gösteren Testler Var Mı?
Erken menopoz ise her 100 kadından 1’inde görülebilmektedir. Yumurtalığın erken yaşlanması da görülebilmekte ve bu durumlar hamile kalma olasılığını düşürmektedir. Ortalama olarak menopozun başlama yaşı 46-48 olabilmekle birlikte kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Menopozun başlama yaşı başta genetik faktörler olmak üzere çevresel faktörlere göre de değişiklik gösterebilmektedir. Sigara ve aşırı alkol tüketimi, stresli yoğun yaşantı bu çevresel faktörlere örnek verilebilmektedir.

Yumurtalık rezervi veya yumurtalık yaşı olarak adlandırılan durum, kadınlardaki yumurtalıkların fonksiyonlarını yerine getiriyor olup olmamasını ifade etmektedir. Yumurtalık sayısı henüz dünyaya gelmeden anne karnındayken belirlenmiştir ve kişiden kişiye bu sayı farklılık göstermektedir. Anne karnındaki bebeğin 4.ayında 6-7 milyon civarında olan yumurtalık sayısı doğum esnasında 1 veya 2 milyon civarında azalır. Kızlarda ergenlik döneminde yaklaşık olarak 300 bin civarında olan yumurtalık sayısı 40’lı yaşlara doğru 25 bine kadar düşmektedir.

Yumurtalık rezervlerini ve hamilelik olasılığını göstermeye yardımcı olan birtakım hormon testi bulunmaktadır. Bu testler tıpta FSH, E2, AMH, İNHİBİN-B olarak geçmektedir. Hormon testleri adet döneminin başlamasıyla birlikte adetin üçüncü günü gerçekleştirilir. Aynı zamanda yumurta sayısına ultrasonografi ile de bakılabilmektedir.

Yaşa Bağlı Olarak Çocuk Sahibi Olamamanın Tedavisi Var Mı?
Yaş faktörü etken olduğu takdirde kısırlık durumuna tıbbi yöntemler çok fazla etkili olamamaktadır. Üreme sağlığı merkezlerinde 30 yaş üzeri kadınların yumurtalık yaşlarını ölçtürmeleri gerektiği uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. Özellikle adet düzensizliği olan kadınlarda ve tıbbi literatürde endometriozi olarak geçen çikolata kistine sahip olan kadınların yumurtalık yaşlarını ölçtürmesi gerekmektedir. Yumurtalık sayısının ve kalitesinin yaş nedeniyle azalması, bu azalma sebebiyle hamilelik ihtimalinin düşmesine neden olmaktadır. Yumurta yaşlanması durumu yalnızca genetik faktörlerden kaynaklanmaz. Beslenme düzeni, aktif yaşam, psikolojik etkenler gibi çevresel faktörlerden de etkilenmektedir. Yumurta yaşlanması durumu hamile kalma ihtimalinin düşük oranda olmasına ve menopozun başlamasına neden olmaktadır.

Yumurtalığın yaşlanması durumu gibi rahim yaşlanması durumu da gözükebilmektedir. Rahmin yaşlanması durumu rahmin embriyoyu tutma durumunun zayıflaması olarak açıklanabilir. Fakat bu durum yumurtalık yaşlanması kadar ciddi boyutlarda kişiyi etkilememektedir. Aynı zamanda yaş ilerledikçe başta myom olmak üzere birtakım sağlık sorunları görülebilir ve bu durumlar da doğurganlığı etkilemektedir. Rahme giden kanın az olması durumu da bu sağlık sorunlarının arasında yer almaktadır. Yaşın ilerlemesiyle hem kadında hem erkekte görülebilme ihtimali yüksek olan hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar söz konusudur. Bu hastalıkların meydana gelmesi de doğurganlık seviyesinin düşmesine neden olabilmektedir.

İleri Yaşta Hamileliğin Riskleri Var Mı?
Vücudun doğurganlık açısından uygun olması sonucunda ileri yaşta hamile kalabilme durumu da söz konusudur. Fakat yaşın ilerlemesi nedeniyle kişide bazı sağlık sorunlarının meydana gelebilme ihtimali gibi unsurlar sonucunda ileri yaşta hamilelikte birtakım riskli durumlar söz konusu olmaktadır. Bu durumlar arasında çoğul gebelik, bebekteki gelişmelerde görülebilen gerilikler ve erken doğum ile düşük yapma ihtimalleri yer almaktadır.

İleri yaşta hamilelikle birlikte gerektiğinden erken yaşta hamilelik durumunun görülmesi de erken doğum, düşük ve ölü bebek doğumu risklerini barındırmaktadır. Erken hamilelikte görülebilecek durumlardan biri de bebeğin olması gerekenden çok zayıf doğması durumudur.
Aynı zamanda anne adayı psikolojik olarak da hazır olamayacağı gibi hamilelik süreci ve sonrasında birtakım problemler yaşanmaktadır. Bu problemlerden en sık görülmekte olan ise doğum sonrası depresyondur. Bu durumda annenin psikolojik yardım alması tavsiye edilmektedir.

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Hemen Ara
Whatsapp
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.