Rahim Ağzı Gebeliği Nedir?

Rahim Ağzı Gebeliği Nedir ve Kimlerde Görülür?

Tıbbi terminolojide servikal gebelik olarak geçmekte olan rahim ağzı gebeliği, rahimde gerçekleşmesi gereken gebeliğin rahim ağzında gerçekleşmesi sonucunda oluşmaktadır. Rahim ağzı gebeliği oldukça nadir görülmektedir ve tüm dış gebeliklerin yalnızca yüzde birini oluşturmaktadır.

Rahim Ağzı Gebeliği Nedir?

Rahim ağzı gebeliği ciddi vajinal kanamalara neden olabilmesi sebebiyle ölümle sonuçlanabilmektedir. Gelişen teknoloji nedeniyle bu ölüm riski günümüzde oldukça nadir gerçekleşmektedir. Gelişen teknoloji sayesinde ameliyat sırasında bebeğin yaşantısının sona ermesi durumu giderek azalmış olsa da riskler nedeniyle konservatif tedavi yöntemleri daha çok tercih edilmektedir. Bu tedavi yöntemlerinin arasında kemoterapi ve dilatasyon yer almaktadır. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağı durumuna bir kadın doğum uzmanı hastanın durumuna göre karar vermelidir.

Rahim Ağzı Gebeliği Neden Oluşmaktadır?

Döllenen yumurtanın servikal kanal içerisine yerleşmesi nedeniyle servikal (rahim ağzı gebeliği) görülmektedir. Rahim ağzı gebeliği nedeniyle yüksek HCG düzeyi görülmesi mümkündür. Bunun yanı sıra MR ile de tanısı konulabilmektedir. Fakat MR sonucunda rahim ağzı gebeliği, tümör olarak da algılanabilmektedir. Kesin tanı için biyopsi gerekebilmektedir.

Rahim ağzı gebeliği durumu geç teşhis edildiği veya kadında yoğun kanama olduğu takdirde bir uzman tarafından cerrahi tedaviye başvurmak gerekebilmektedir. Aksi takdirde bu durum hem bebeğin hem de anne adayının hayatını riske atan sonuçlar doğurabilmektedir.

Kürtaj ve daha önce gerçekleştirilen doğumun sezaryen doğum olmasından kaynaklanan işlemler nedeniyle rahim ağzının hasar görmüş, yıpranmış olması durumu da rahim ağzı gebeliği riskini arttırabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi görülen kadınlarda rahim ağzı gebeliği ihtimalinin daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Bu durumun nedeni, kesin olmamakla birlikte döllenme gerçekleşmesi için yerleştirilen embriyonun olması gerekenden erken transfer edilmesi olarak tahmin edilmektedir. Erken transfer edildiği tahmin edilen embriyonun rahime tutunması gerekirken rahim ağzına yerleşmesi nedeniyle rahim ağzı gebeliğinin gerçekleşebildiği düşünülmektedir. Bu durumla ilgili herhangi bir kesinlik söz konusu değildir.  

Transvaginal ultrasonografi erken tanı koyulmasını sağlamaktadır ve bu sayede rahim ağzı gebeliğinin konservatif tedavi yöntemleriyle tedavi edilmesi mümkün olmaktadır. Bazı konservatif tedavi yöntemlerinin ameliyat sonrası aşırı kanamaya yol açması nedeniyle hastada hayati tehlike görülebilmektedir. Bu nedenle tedavi yöntemleri mutlaka bir kadın doğum uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Rahim Ağzı Gebeliği Tedavi Edilebilir Mi?

Rahim ağzı gebeliği durumunun tedavisine başlamadan öncelikle rahim ağzı uzunluğu ölçülmelidir. Özellikle daha önce düşükleri olan veya erken doğum riski olan kadınlarda önlem olarak rahim ağzı uzunluğunun ölçülmesi gerekmektedir. Rahim ağzı gebeliğinin tespiti için ultrason kullanılabilmektedir. Hastanın ve gebeliğin durumuna göre doktor tarafından ilaç tedavisi başlatılabilir veya rahmin alınmasına karar verilebilir. Durumun ciddiyetine göre doktor tarafından gebeliğin sonlandırılması kararı alınabilmektedir. Bu gebeliğin sonlandırılması durumu rahmin alınması veya rahime giden damarın tıkatılması yoluyla gerçekleştirilebilmektedir.

Tıbbi literatürde küretaj olarak geçmekte olan gebeliğin sonlandırılması durumu rahim ağzı gebeliği görüldüğü takdirde oldukça riskli olmaktadır. Küretaj yönteminda oldukça fazla kanama görülebilmektedir. Bu kanama kadının yaşantısını riske atacak boyutta olabilmektedir. Bu nedenle küretaj işlemi sırasında rahmin alınması gerekebilmektedir. Aşırı kanamayı önlemek için ameliyat öncesinde birtakım önlemler alınmalıdır. Cerrahi operasyondan önce rahim ağzına giden damarların tıkanması ile ameliyat sonrasında balon kateterin uygulanması durumu gerekebilmektedir. Damarların tıkanması durumu rahim ağzına giden kanı azaltmaktadır ve bu nedenle gebeliğin sonlanmasına neden olabilmektedir. Cerrahi operasyon öncesinde tüm riskler araştırılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.

Erken doğumun ve hamileliğin düşük yapma ile sonuçlanmasında etkin olabilmekte olan rahim ağzı gebeliği dikkate alınması gereken bir durumdur. Erken doğum durumu her 100 gebelikten 12’sinde görülmektedir. Gebeliğin gerçekleştiği durumlarda ilk ay içerisinde gerçekleşen hamileliğin sonlanması durumunun ise %70’ini oluşturmaktadır. Erken doğumla dünyaya her yıl yaklaşık 12 milyon bebek gelmektedir ve bunlardan 1 milyonu erken doğum nedeniyle 1 yaşını tamamlayamadan hayatını kaybetmektedirler. Erken doğumun en önemli nedenleri arasında ise şunlar yer almaktadır;

  1. Enfeksiyon
  2. Bebeğin suyunun olması gerekenden fazla veya az olması
  3. Çoğul gebelik durumu
  4. Rahim Ağzı Yetmezliği
  5. Rahimdeki yapısal bozukluklar
  6. Dış gebelikler

Rahim ağzı gebeliği gibi görülmekte olan rahmin dışında gerçekleşen tüm dış gebelikler hamilelik döneminde riskli durumlara neden olmaktadır.

 

Açelya Kartal

İstanbul Aydın Üniversitesinde Matematik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü okuyorum. Henüz bir anne yada anne adayı değilim. Ama araştırmalarım neticesinde elde ettiğim bilgileri burada sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#hamileykenben

Hamilelik fotoğraflarınızı İnstagram'da #hamileykenben hashtag’i ile paylaşın, anasayfamızda size ve bebeğinize yer verelim :) Fotoğraflarınız editör onayından sonra sitemizde yer almaktadır.

MAİL ABONELİĞİ
Hemen Ara
Whatsapp
Bu site, sağlık hizmeti vermemektedir, sitedeki bilgiler tıbbi bir öneri yerine geçmez ve sadece bilgi amaçlıdır. Hastalıkların tanı ve tedavileri yalnızca uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilebilir.